Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/15408 E. 2012/19359 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15408
KARAR NO : 2012/19359
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde sözleşmenin feshi, borçlu olmadığının tespiti ve 4500 TL’nin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan harici sözleşme ile araç satın aldığını, satış bedelinin bir kısmını ödediğini, kalan kısım için senet düzenlediğini, davalının aracın ruhsat sahibini bulamadığını beyan edip araç mülkiyetini devredemeyeceğini bildirdiği, sözleşmeye uygun davranmadığı halde davacı hakkında ödenmeyen senete ilişkin icra takibi başlattığını, davacının aracı iadeye hazır olduğunu belirterek, borçlu olmadığının tespiti ve davalıya ödenen 4.500 TL’nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, aracın satışı için gerekli şartların olmadığını, davacı taraf sözleşmeye uygun olarak aracın eski borçlarını ödemediğinden borçların arttığını belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacının, düzenlenen satış sözleşmesine göre aracın eski borçlarını ödemediği ve aracın devrini de alamadığından davasını ispat edemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesi 2918 sayılı Yasanın 20/D maddesi gereği resmi biçimde düzenlenmediği için geçersizdir. Geçersiz sözleşme mutlak butlanla malül olup tarafları bağlamaz. Bu sözleşmeye göre taraflar haksız iktisap kurallarına göre ancak verdiklerinin iadesini (aynı anda aracın iadesi koşuluyla) geri isteyebilir.Mahkemece bu husus gözardı edilerek sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacı talebinin incelenmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.