Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/15433 E. 2012/22536 K. 02.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 12:29


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15433
KARAR NO : 2012/22536
KARAR TARİHİ : 02.11.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 5.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili; müvekkillerinin müştereken maliki bulundukları arsa vasıflı 4 adet taşınmaza davalı kurumun kablo geçirmek suretiyle el attığını ileri sürerek; dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıllık dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000 TL ecrimisilin el atma tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili kurumun haberleşme hizmetini yerine getirdiğini, bu nedenle mülga 406 sayılı Kanunun 12 ve 14. maddeleri ile 5809 sayılı Kanunun 22. maddesi uyarınca kamu veya özel şahıslara ait taşınmazlardan kullanım amaçlarını engellememek koşuluyla elektronik haberleşme altyapısını ve bunların destekleyici ekipmanlarını geçirme hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; yasal düzenlemeler uyarınca davalı kurumun davacılara ait taşınmazlardan elektronik haberleşme altyapısını ve bunların destekleyici ekipmanlarını geçirme hakkının bulunduğu, dava konusu edilen eylemin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada, davacıların müşterek maliki bulunduğu taşınmazlara davalı kurumca el atıldığı ileri sürülerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 5.000 TL ecrimisilin faizi ile tahsili talep edilmiştir. Şu durumda, ecrimisil talebinin görevli mahkemece değerlendirilebileceği düşünülerek; dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutan davacı taraftan, el atma nedeniyle talep ettiği ecrimisil tutarının tamamının sorulması ve buna bağlı olarak mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir(HUMK. md. 4/2).Bundan ayrı, mülga 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun 14. maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 22 ve 23. maddelerine göre, davalı idarenin taşınmazların kullanımına engel olunmayacak şekilde telefon hattı geçirme hakkı mevcuttur. Dava konusu taşınmazlar ise, belediye imar planı içerisinde yer almaktadır. Bu durum itibarı ile davalı kuruma ait haberleşme tesislerinin, dava konusu taşınmazların kullanımına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi zorunluluk arz etmektedir. Hal böyle olunca; mahkemece, davacı taraftan saklı tuttuğu fazlaya ilişkin hak miktarı sorularak talep edilen toplam ecrimisil miktarının ve buna bağlı olarak mahkemenin davaya bakmakla görevli olup olmadığının saptanması, davanın mahkemenin görevine girdiğinin belirlenmesi halinde ise açıklanan yasa hükümlerinin mahallinde keşif yapılmak suretiyle değerlendirilmesi, el atmanın bu hükümler kapsamında mütalaa edilip edilemeyeceğinin tartışılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması, aksi halde ise görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözardı edilerek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.