Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/15799 E. 2012/22734 K. 06.11.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 14:24
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15799
KARAR NO : 2012/22734
KARAR TARİHİ : 06.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya müdahalenin önelenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar (k.davacılar) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A YK A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının kadimden beri yararlandığı 97 parselden çıkan suyun yakınına davalının kazı yapması nedeniyle suyun azaldığını belirterek suya müdahalenin önlenmesi ile suyun eski hale getirilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevabında, davalılara ait 115 parseldeki suyun davalılar tarafından kadimden beri yararlandıklarını, davacının 97 parselden su çıkarması nedeniyle suyun azaldığını, bu nedenle davacının suya müdahalesinin önlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile 115 parselden çıkan suyun her ayın 6 gününde davalılar tarafından, geri kalan günlerde ise davacı tarafından yararlanmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hükmü davalılar (karşı davacılar) vekili temyiz etmiştir.Davacının 97 parselde bulunan kaynakdaki suyu, davalılarında bitişik 115 parselden çıkan suyu eskiden beri kullandıkları, 5-6 yıl önce davacının kendi kaynak suyunu artırmak için kazı yaptığı, daha sonra davalıların kendi 115 parseldeki kaynak suyuna kazı yaptıkları ve jeoloji bilirkişi raporuna göre her iki kaynağın birbirini etkilediği ve davacının kaynağının kuruduğu sabittir. Ziraat bilirkişi raporunda da davacının 20.700 m² taşınmazının su ihtiyacının 0.8 lt/sn, davalıların 2.700 m² arazisi için 0.08 lt/sn su ihtiyacı olduğu açıklanmıştır.Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tarafların taşınmazları kullanım biçimleri, yararlandıkları başka suların olup olmadığı ve suda geri dönüşüm olup olmadığı araştırılmamıştır.Bu durumda, mahkemece; suların en az olduğu dönemde mahallinde yeniden keşif yapılarak, 12.06.2007 tarihli bilirkişi tespit raporunda açıklandığı gibi "Davacının daha fazla derinlikte yarma yapması halinde suyun kendisine ait yarmadan tekrar akacağına" ilişkin beyanı da dikkate alınarak bilirkişilerce (jeoloji mühendisi, ziraat mühendisi) davacının kaynağında kuruyan suyun tekrar eski haline gelmesinin (geri dönüşümün) mümkün olup olmadığı araştırılmalı, geri dönüşüm olmadığı anlaşıldığı takdirde davacının yararlandığı başka suların olup olmadığı ve davacının taşınmazında (m² olarak büyüklüğü değil) yetişen ürün çeşidine göre ihtiyacının belirlenmesi yönünde alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.