Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/15809 E. 2012/22895 K. 07.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 15:56


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15809
KARAR NO : 2012/22895
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde 10.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; tapuda arsa vasfında olan ancak halen kat mülkiyetine geçilmemiş bağımsız bölümlerden oluşan taşınmazı, davalıların kullanmaları, kiraya vermeleri ve davacıyı gelirinden yararlandırmamaları nedeniyle, son beş yıla ilişkin biriken 15.000 TL ecrimisin tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın hissedarlar arasında taksim edilip, davacıya da bir daire verildiği, davacının kendisine düşen daireyi kullanmadığını, ayrıca davacının kullanımını engellemediklerini ve intifadan men şartının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.Mahkemece, gerek yazılı sözleşme, gerek yeminli tanık beyanlarından tarafların kullanacakları daire konusunda kura çektikleri ve boş dairenin davacıya isabet ettiği, ancak davacının bu yeri beğenmeyerek daireye oturmadığı, davacının bu yeri kullanmasına istifade etmesine engel olacak hiçbir karşı koymanın olmadığı, davacının kendi insiyatifi ile miras hissesini kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda, dinlenen tanıkların beyanlarıyla davadan 3-4 yıl kadar önce dairelerin kullanımı konusunda tarafların aralarında kura çektikleri, ancak davacının kendisine düşen daireyi beğenmediği, kendisinin kullanmadığı gibi kiraya da vermediği anlaşılmaktadır.Mahkeme gerekçesine esas alınan 15.10.1992 tarihli davacı ve davalı tarafların imzaladıkları 'Sözleşme' başlıklı tutanak içeriğinden davaya konu taşınmazın 15/1 numaralı dairesinden elde edilecek gelirin mirasçılar arasında paylaşılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu sözleşmenin taraflar arasında taksim sözleşmesi yapıldığını kanıtlar nitelikte olmayıp kira gelirinin mirasçılar arasında paylaşımına ilişkin olduğu görülmektedir.
Bunun yanında birbiriyle çelişmeyen tanık beyanlarına göre; yapıldığı iddia edilen kura çekme işlemi sonucu davacının kendisine düşen daireyi beğenmediği, hiç kullanmadığı, tarafların bu konuda uzlaşamadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında rızai taksim sözleşmesinin baştan itibaren kurulamadığı sabit olmasına rağmen mahkemece yukarıdaki gerekçeyle taraflar arasında taksim yapılmış gibi hüküm kurulması doğru görülmemiştir.O halde mahkemece yapılacak iş, taraflar arasında rızai taksim olgusunun baştan itibaren gerçekleşmediği kabul edilerek değerlendirme yapma ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.