Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/15863 E. 2012/20323 K. 01.10.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 16:27
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15863
KARAR NO : 2012/20323
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 01/12/2010 gününden başlayarak aylık 5,000 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3,500 TL brüt kira tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde 01/12/2010 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 5,000 TL olarak tespitini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde talebin fahiş olduğunu, davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece hak ve nesafet kurallarına göre 01/12/2010 tarihinden itibaren brüt kira bedelinin 3,500 TL olarak tespitine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.12.1991 tarihli ve 5 yıl süreli olup, halen ödenmekte olan kira bedeli aylık 625 TL'dir.Yeni dönem kira parasının hakimce artırılarak tesbitinin istenilmesi halinde 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında öngörüldüğü üzere kira süresi sona erdiğinden 6570 sayılı Yasanın II.maddesi uyarınca yenilenen dönemde kira sözleşmesinin diğer hükümlerinin yenilenmesine karşın, kira parasına ilişkin koşul yenilenmemekle kira parası belli olmayan bir sözleşme haline gelmektedir. Hakim, kira sözleşmesindeki bu boşluğu "Hak ve nesafet" kurallarına uygun bir kira parası takdir etmek suretiyle doldurmaktadır. Yeni dönem kira parasının tesbiti, anılan içtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı gibi bir sınırlamadır. Yeni dönemde hakimin yaptığı sınırlama sonucunda belirlediği "Ücret unsuru" ile kira sözleşmesinin yenilenmesi sağlanabilmektedir.Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; konut ve işyeri sayısının yetersiz olduğu, kiralananın işlek bir cadde de olduğu, kiralanandaki iyileştirmelerin davalı tarafından yapıldığı belirtilerek sonuca gidildiği, raporun yasa ve uygulamaya uygun olmadığı anlaşılmaktadır.O halde, mahkemece yapılacak iş; mahallinde yeniden uzman bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak mecurun nitelikleri yapılan iş ve ticari önemi de gözönünde bulundurulmak suretiyle benzer yerlerin kira sözleşmeleri incelenmeli, dava konusu yer ile ayrı ayrı karşılaştırılmalı, kira parasına etki eden hususlar üzerinde de ayrıca durulmalı, dava konusu taşınmazın yeni dönemde (boş olarak) yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası açıklattırılmalı, daha sonra bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafet kurallarına göre hakimce bir kira parası takdir edilmelidir. Mahkemece yukarıda anılan yönleri içermeyen genel ve soyut ifadeli bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya, Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.