Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/15951 E. 2012/23096 K. 08.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 17:29


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15951
KARAR NO : 2012/23096
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.095 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... plakalı aracın maliki olduğunu, davalının ise müvekkilinin amcasının oğlu olup aracın davalının kullanımı esnasında maddi hasarlı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen ve davalının kabulü gereği müvekkili tarafından karşılanan 4.095,00.TL bedelin müvekkiline ödemediğini beyan ederek 4.095,00.-TL alacağın davalıya ödeme yapıldığı 06/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, aracın tamiratına ilişkin bütün masrafları kendisinin karşıladığını, araçtaki zararın tahsili için üçüncü kişiye açtığı dava sonucunda tahsil ettiği parayı kendisinin aldığını ancak daha önce tamirat giderlerini kendisi karşıladığı için davacının alacağı olmadığını söyleyerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece;... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/465 Esas sayılı dosyasına ibraz edilen harcama faturalarından, ...Yedek Parça Servis Hizmetleri tarafından düzenlenen 08/04/2006 tarih 1.824,93.TL bedelli, ...Otomotiv tarafından düzenlenen 10/04/2006 tarih 867,30TL bedelli, ... tarafından düzenlenen 12/04/2006 tarih ve 25.00.TL.bedelli faturaların üstünde davacının adının yazması sebebiyle davacı tarafından bu faturaların ödendiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle 2717.23 TL alacağın 06/05/2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.TMK'nun 6. maddesi gereğince, "Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür."Somut olayda ispat yükü davacıya ait olup, davacı taraf davalıya yemin teklifinde bulunmuştur. Davalı tarafça “Aracı yapan usta da , parçaları getiren kişi de şahit olarak dinlendi, bu kişiler paraları benden aldıklarını beyan ettiler, kazayı yapan bendim, bütün masrafları ben verdim, davacının iddia ettiği gibi davacı ile benim aramda dava açılmadan önce açılacak davada elde edilecek tazminatın davacı ...'ya ödeneceği hususunda aramızda bir anlaşma yoktur, aracın tamirat giderlerini karşıladığım için davayı kabul etmiyorum" şeklinde yemin edilmiştir.Yemin son ve kesin delil olup, aksi aynı nitelikte delillerle ortadan kaldırılır. Buna göre, davalı tarafın usulüne uygun olarak yemini eda ettiği davacının davasını ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.