Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/16084 E. 2012/21986 K. 18.10.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 22:12


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16084
KARAR NO : 2012/21986
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde 150.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalılar ... San.Ti.A.Ş. ve ... yönünden kısmen kabulü, diğer davalılar yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalılar ... San.Tic.A.Ş. ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; tarafların müşterek malik oldukları taşınmazda davacının 3000/15282 hissesi bulunduğu halde, uzun yıllardır davalıların kullandığı ve kiraya verdikleri ihtara rağmen müvekkiline ödemede bulunulmadığı belirtilerek 150.000 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevabında; taşınmazın bir bölümünün davalılar ... ve Metalurji Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... tarafından ancak hisseleri oranında kullanılmakta olduğunu, diğer davalıların kullanımının sözkonusu olmadığını, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, kiraya da verilmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın, davalılar ... ve Metalurji Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... yönünden kısmen kabulü ile 81.830 TL ecrimisilin 12.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.Hükmü, davalı şirket ve ... vekili temyiz etmektedir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, TMK.nun 6.maddesine göre, herkes iddiasını ispat ile yükümlüdür. Davacı, paydaşı olduğu taşınmazı davalıların işgal ettiğini iddia ettiğine göre, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Mahkemece, davalının bu konudaki yasal delilleri değerlendirmeksizin, bilirkişilerin raporlarında taşınmazın tamamının davalılarca kullanıldığına ilişkin beyanı dışında (bilirkişi beyanı ile iddianın ispat edilemeyeceği gözetilmeden) araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, davalıların kullandığı yerler tanıklar taşınmaz başında dinlenmek ve diğer deliller değerlendirilmek suretiyle belirlenmek, taşınmazda bulunan davalıların hisse oranları da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.