YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16085
KARAR NO : 2012/21967
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 08.09.2006 tarihinde kesinleşen ilam ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, velayeti davacıya verilen müşterek çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmediğini, çocuğun tüm giderlerinin bugüne dek davacı tarafından karşılandığını, davalının bir katkısı olmadığını, ekonomik durumunun yerinde olduğunu belirterek, 1000 TL iştirak nafakasına ve her yıl ÜFE oranında artışa hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında; müvekkilinin yeniden evlendiğini, bir bebeklerinin olduğunu, kirada oturduğu ve pekçok gideri bulunduğunu, çocuğu ile görüştüğünde onun ihtiyaçlarını karşıladığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 300 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş ve her yıl ÜFE oranında artışa hükmedilmiştir.Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir.
Somut olayda, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin dosyada mevcut belgeler ve tanık beyanlarına göre davacının kadın doğum uzmanı olduğu, 7-8 bin TL maaşı bulunduğu, müşterek çocuk için 7.000 TL/yıl dershane ücreti; 1400 TL kira ödediği, davalının ise Genel Cerrah olduğu 2000 TL maaşı ve 1300 TL-1500 TL civarında döner sermaye ücreti aldığı, eşinin yeni doğum yaptığı ve psikiyatr olduğu, 1700 TL kira ödediği, müşterek çocuğun halen 11.sınıfa gittiği anlaşılmaktadır.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı dikkate alındığında mahkemece takdir edilen miktar az olup, TMK.nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkelerine uygun değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.