Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/16285 E. 2012/22565 K. 05.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 12:49


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16285
KARAR NO : 2012/22565
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, 2009 doğumlu müşterek çocuk ... için davalı babasından aylık 500,00 TL iştirak nafakası istenilmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 400,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinin tebliğ edildiği tarihte davalının asker olduğu anlaşılmaktadır. Asker kişilere tebligatın ne şekilde yapılacağı Tebligat Kanunu 14. maddesi ve Tüzüğün 19. maddesinde gösterilmiştir.Dava dilekçesi ve duruşma günü davalının annesine tebliğ edilmiştir. Yapılan tebligat bu haliyle geçersizdir. HUMK'nın 73. (HMK.27) maddesi uyarınca davalı tarafın adresine dava dilekçesi ve davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi suretiyle davaya katılması temin edilip, varsa delillerini sunması sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan ve gösterdiği takdirde delilleri toplanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.Kabule göre de; askerlik görevini yapan ve başkaca hiçbir geliri ve serveti bulunmayan davalı nafaka ile sorumlu tutulamaz (12.12.1966 gün ve 5/11 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı). Milli Savunma Bakanlığının yazısına göre davalının 14.06.2010 tarihinde askere sevk edildiği anlaşılmaktadır. Öyle ise mahkemece yapılacak iş, öncelikle davalının hangi tarihten beri mecburi askerlik görevini yaptığını belirlemek, daha sonra da yukarıda sözü edilen kararda öngörülen hususları araştırmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar vermekten ibarettir. Bu yön gözönünde tutulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.