Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/16469 E. 2012/22475 K. 01.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 12:11


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16469
KARAR NO : 2012/22475
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4362,76 TL alacak yönünden menfi tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı dilekçesinde, parselasyon ve İmar Yasasının 18.madde uygulamasından kaynaklanan masraf ve hizmet ücreti dayanak gösterilmek suretiyle hakkında icra takibi yapıldığını, davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, hakkında yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında; davacıya ait taşınmaza davacının muvafakatı ile imar uygulaması yapıldığını, davacının tarla olan taşınmazının davalı tarafından yapılan imar uygulaması ile değerlendiğini, imarlı arazi vasfını kazandığını, davacının zenginleştiğini belirterek davanın reddini talep etmiş, delil olarak da çizilen projeler, inşaata ilişkin ruhsat, proje müellifleri tarafından verilen belgelere dayanmıştır.Mahkemece, davacının parselasyon talebinin bulunmadığı, taşınmaz maliklerince de bir başvuruda bulunulmadığı, İmar Kanunun 18.maddesi uyarınca yapılacak arazi ve arsa düzenlemesi ile ilgili esaslar hakkındaki yönetmeliğin 13.maddesinde parselasyon masraflarının talepte bulunan mal sahipleri tarafından karşılanır hükmü gereğince, davacının parselasyon talebinin bulunmadığı gerekçesiyle, davacının hakkında yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir (HMK 31.md.), hakim Türk Hukukunu re'sen uygular. Belirtilen bu yasal düzenlemeler uyarınca, maddi olayı açıklamak tarafların hukuki nitelendirmeyi yapmak ve olaya uygulanacak maddeleri tespit ederek uygulamak hakimin görevidir.Davacıya ait tarla vasfındaki taşınmazın İmar Yasasının 18.maddesine göre parselasyon işleminin yapıldığı dosya kapsamıyla sabittir. Davacının tarla vasfındaki taşınmazı yapılan imar uygulaması ile değer kazanmıştır. Yapılan imar uygulaması (parselasyon işlemi) davacı yararınadır, mahkemece vekaletsiz iş görme veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacağın tahsilinin mümkün olup olmadığı tartışılmadan, davanın kabulüne karar verilmiştir. O halde, davaya konu parsellerle ilgili imar işlem dosyası getirtilerek incelenmeli, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle, davalının davaya konu taşınmaza yaptığı parselasyon işlemi ile ilgili alacak miktarı hesaplattırılarak ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan olgular gözden uzak tutularak eksik inceleme ile davanın kabulü doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.