Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/16661 E. 2012/21979 K. 18.10.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 22:23


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16661
KARAR NO : 2012/21979
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 7.135.730 TL ecrimisilin, faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; ... Akaryakıt İkmal Platformunun intifa hakkının 15/07/1999 tarihinden başlamak üzere 29 yıllığına, Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından müvekkiline verildiğini, sözkonusu platformun geçmişteki ikili anlaşmalar ile ... ve ... Ofisi AŞ. tarafından kullanılmakta iken, intifa hakkının müvekkili şirkete geçmesinden sonra 12.01.2007 tarihinde davalı ... ve müvekkili ... arasında kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşme görüşmeleri esnasında müvekkili şirket tarafından davalıya yazılan 28/06/2006 tarihli yazı ile kira bedelinin sözleşme tarihinden geriye doğru olarak ve intifa hakkının ...'a geçtiği tarihe kadar uygulanacağının belirtildiğini, ancak, davalı tarafından kira sözleşmesi öncesi için ödeme yapılmadığını belirterek şimdilik 01/01/2004-01/06/2006 tarihleri arasındaki 29 aylık dönem için 4.710.053,12 ABD doları karşılığı 7.135.730 TL'nin her aya isabet eden aylık ecrimisil miktarına, tahakkuk ettiği ayı takip eden aybaşından itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davacının böyle bir alacağı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere alacağın varlığı kabul edilse bile zamanaşımına uğradığını, davalının dava konusu platformu dava konusu dönemde kullanımının taraflar arasındaki 1965 ve 1974 tarihli sözleşmelere dayalı olarak gerçekleştiğini, tarafların platforma müşterek malik olduklarını ve haksız işgal sözkonusu olmadığını, intifa bedelinin de taraflarca paylaşılarak hazineye ödendiğini, kira sözleşmesinin ihtirazi kayıtla imzalandığını belirterek davanın reddini dilemiştir.Davalı tarafından, dava konusu taşınmaza ilişkin (21/07/2000 - 31/05/2006 tarihleri için) gönderilen ecrimisil ihbarnamesinin iptali için 1.İdari Mahkemesine açılan davada, Mahkemenin 20/10/2010 tarihli kararı ile "Taşınmazda ... Genel Müdürlüğü lehine 29 yıllık intifa hakkı tesis edildiği taşınmazın tahsisli olduğu ve amacına uygun kullanıldığı, intifa hakkı kapsamında kullanım bedeli tahsil edildiği, davacının fuzuli şagil olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna verilmiştir." denilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmişk, Bölge İdare Mahkemesince de itiraz reddedilmiştir.
Mahkemece; tarafların kabulünde olduğu gibi dava konusu taşınmazın davalı şirket ile davacının halefi olan ... tarafından 1965 ve 1974 tarihli ikili anlaşmalar gereği müşterek malik olarak ortaklaşa kullanıldığı, davalı tarafın gerek 22/05/2006 tarihli protokolü, gerekse 12/01/2007 tarihli kira sözleşmesini bu sözleşmelerden doğan talep, dava ve geri alma haklarını saklı tutarak imzaladığı, bu sözleşmelerde davacının kira öncesi döneme ilişkin ücret talep edebileceğine dair hüküm bulunmadığı, 1965 ve 1974 tarihli sözleşmelerin ... Ofisinin özelleştirilmesinden önce imzalanmakla birlikte, özelleştirmeyle birlikte tüm hak ve borçları davalı ...'a geçtiğinden, davalının bu sözleşmelere dayalı hakkının devam ettiğinin kabulü gerekeceği, bu nedenle davalının ecrimisil istemine konu petrol tesisinin bulunduğu taşınmazı 1965 ve 1974 tarihli sözleşmelere dayanarak kullandığı ve haksız bir kullanımın bulunmadığı gibi, davacı tarafça da müştereken kullanılan taşınmazdan davalının yararlanmaması için bildirimde bulunulmadığı gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir.
Somut olayda; davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile "davalının sadece 2007 tarihli kira sözleşmeni imzalayarak değil, aynı zamanda 22/10/2002 tarih ve 12312/1266 sayılı yazılı beyanlarında da "...bahse konu tesislerin şirketimiz tarafından kullanılan bölümleri için karşılıklı mutabakatla belirlenecek kira bedellerini ödeyeceğimizi ve sözkonusu tesislerle ilgili olarak yapılacak masrafların bu çerçevede hissemize düşecek kısmını karşılamaya hazır olduğumuzu kabul ve beyan ederiz." şeklinde bildirimde bulunarak, platform için intifa hakkı sahibi müvekkiline kullanım bedeli ödenmesi gerektiğini kabul ettiğini belirtmiştir.Bu durum karşısında mahkemece, 22/10/2002 tarihli belge celp ve tetkik edilerek, belgedeki ifadeler mahkemece değerlendirilmek suretiyle ecrimisil gerekip gerekmediği, bu belge çerçevesinde de tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.