YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17022
KARAR NO : 2012/21728
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; 2004 tarihli boşanma kararıyla, (2003 doğumlu) küçüğün velayetinin davacı anneye verildiğini ve aylık 100 TL iştirak nafakası bağlandığını, küçüğün geçen zamanda genel ihtiyaçlarının arttığını, okula başladığını, nafakanın yetersiz kaldığını ileri sürerek; aylık iştirak nafakası miktarının 500 TL’ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını; ikamet adresinin … olduğunu, davacının da ikametgahının … olmadığını, evlilikleri boyunca …’de hiç bulunmadıklarını belirterek; yetkili mahkemenin … Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi olduğunu savunarak; yetkisizlik itirazında bulunmuştur.Mahkemece; davacının ikamet adresinin …/… olduğu anlaşılmakla, mahkemenin yetkisizliğine, süresi içerisinde usulünce talep edilmesi halinde dosyanın yetkili …/… Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.TMK.’nun 177.maddesinde; “Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir” düzenlemesi ile zayıf durumda bulunan davacıyı koruma amacı taşıyan genel yetki kuralı getirilmiştir. Kanun koyucu genel yetki hükmü getirmekle davacıya seçimlik hak tanımıştır. Buna göre davacı (nafaka alacaklısı); isterse kendi yerleşim yeri mahkemesinde, isterse Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 9.maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesinde dava açabilecektir.Kamu düzenine ilişkin bulunmayan (kesin yetki kuralı da olmayan) bu yetki kuralı için davalının usulüne uygun yetki itirazında (HUMK.md.187/2) bulunması gerekmektedir. Davalı cevap dilekçesinde yetkili mahkemenin … Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi olduğunu belirtmiştir. Oysa, mahkemece, davacının ikametgahının …/… olduğundan bahisle, yetkisizlik kararı verilmiştir.Mahkemece; davacının (nafaka alacaklısının), TMK.’nun 177.maddesine göre, seçimlik hakkı bulunduğu ve davasını yerleşim yeri mahkemesinde açabileceği gözetilmelidir. Ancak, somut olayda; davacı, davasını; kendi yerleşim yerinde (…’da) açmamış, davalının da ikameti olmayan …’de açmıştır. Bu durumda, seçimlik hakkı davalıya geçmiş bulunmaktadır. Davalı itirazında kendi ikametgahının ve yetkili mahkemenin … olduğunu belirtmiş olduğundan, mahkemece; yetki itirazının kabulü ile, dosyanın yetkili … Asliye (Aile) Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,16/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.