Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/17028 E. 2012/22032 K. 18.10.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 19:18


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17028
KARAR NO : 2012/22032
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 01.12.2009 gününden başlayarak aylık 2883,85 TL olarak tesbiti, ıslah dilekçesiyle de 2875 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesiyle; kira parasının 01.12.2009 gününden başlayarak aylık 2.883,85.TL olarak tespiti, ıslah dilekçesiyle kira parasının aylık 2.875 TL olarak tespiti talep ve dava edilmiştir.Mahkemece, davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş;hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dava dilekçesi davalıya Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiştir.Mahkeme tarafları dinlemeden, onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şekli olan davetiyenin davadaki önemi büyüktür.
Yargılamanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp yargılamanın bir an evvel sonuçlandırılabilmesi için öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu da çıkarılacak davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tüzüğü hükümlerine uygun olarak tebliği ile mümkündür.
7201 Sayılı Tebligat Kanununun 17. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 23. maddesine göre belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bu şekilde yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için muhatabın o yerde bulunmadığının tebliğ evrakına yazılması gerekir.Kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisinin adreste bulunmamaları veya tebellüğden imtina etmeleri durumunda yapılacak işlemler ve uygulanacak tebliğ usulü ise 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde düzenlenmiştir.
Tebligat Kanununun 21.maddesinde, "kendisine tebligat yapılacak kimse veya tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisi gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse (kaçınırsa) tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve teslim edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılmakla beraber adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici ve kapıcıya bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır" hükmüne yer verilmiştir.
Tebligat Tüzüğünün 28.maddesinin 1. fıkrasında da, "muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinme halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir" denilmiştir.Somut olayda, davalı adına çıkartılan 03.05.2010 ve 06.07.2010 tarihli davetiyeler davalının adreste bulunmama nedeni ve bu durumun ilgililerin imzalarını taşıyan tutanakla tespit edilmediğinden geçersizdir. Davalı adına dava dilekçesinin tebliği için 06.10.2010 ve 26.11.2010 tarihlerinde çıkarılan davetiyelerin de davalının 5. kat çarşı 18 numarada olmasına rağmen davalının adreste bulunmayıp çarşıda olması nedeniyle 2. kat ve 4. kat çarşıda bulunan komşularına tebliğ olduğu anlaşılmaktadır. Davalının adresi ve davaya konu yer ... isimli yalnızca gece çalışan bir mekandır. Tebligat Tüzüğü'nün 52. maddesinde gece vaktinde tebligat yapılabileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamından da dava konusu ...Hanının dava sırasında tahliye edildiği anlaşılmaktadır.Davalının usulüne uygun şekilde duruşma gün ve saatinden haberdar edilmesi gerekirken, yokluğunda yargılamaya devam edilerek, 6100 sayılı Yasanın 27.maddesinde düzenlenen "Hukuki Dinlenilme Hakkı" tanınmadan hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamış olması doğru görülmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; davalının bilinen en son adresine davetiye çıkartılıp usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak, taraf delilleri toplanıp hasıl olacak sonuca göre hüküm kurmak olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.