Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/17403 E. 2012/22004 K. 18.10.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 21:55


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17403
KARAR NO : 2012/22004
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkilinin ... İcra Müdürü olarak görev yapmakta iken Sulh Hukuk Mahkemesi'nin dosyasında taşınmazın satışı işlemlerini yapmakla görevlendirildiğini, davalının ihaleye katılarak taşınmazı satın alan kişi olduğunu, ihalenin yapılmasından sonra ihale alıcısının yatırması gereken harç ve vergiler hesaplanırken davalının yatırması gereken KDV'nin hataen eksik hesaplandığını ve eksik yatırıldığını, durumun anlaşılması üzerine davalıya gönderilen muhtıraya rağmen ödemesi gereken eksik vergiyi ödemediğini, müvekkilinin davalının ödemesi gereken miktar olan ve Vergi Dairesi'ne ödediği toplam 3.312,07 TL'nın tahsili için ... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2011/11094 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız itirazı nedeniyle itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin ...'da ikamet ettiğini, davanın ...'da açılması gerektiğini belirterek, yetki itirazında bulunmuş, ayrıca görevli olan davacının eksik KDV tahakkuk ettirmesinin kendi kusurundan kaynaklandığını, davanın zaman aşımına uğradığını, davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, davalının yerleşim yeri ..., işlemin gerçekleştiği yer Boğazlıyan olmakla, davalının süresindeki yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2011/11094 sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinde, hem icra dairesinin yetkisine ve hem de borca itiraz ettiği, anılan dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.Görülmekte olan davada da, davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisizliği iddiası tekrarlanmış, aynı gerekçeye dayalı olarak mahkemenin de yetkisiz olduğu ileri sürülmüştür.Hemen belirtilmelidir ki, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle, ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış, geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Bir icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece, açıklanan nitelikte bir icra takibinin varlığından söz edilemez. Eş söyleyişle, ilgili icra müdürlüğünün yetkisiz olduğu yönünde itiraza uğramış olan bir icra takibi, bu itiraz yöntemince karara bağlanmadıkça, hukuken geçerli bir takip niteliğine kavuşamaz. Bu nedenle, itirazın iptali davasını gören mahkeme, öncelikle bu yönü inceleyip karara bağlamalıdır. Esasen, itirazın iptali davasına bakma yetkisi takibin yapıldığı yer mahkemesine ait olduğundan, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi zorunludur; mahkeme bu inceleme sonucunda kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. Yine, mahkemenin açıklanan yönde yapacağı inceleme ve değerlendirme bakımından, kendi yetkisine yönelik bir itirazın bulunup bulunmaması da önem taşımaz. Kısaca, itirazın iptali davasını gören mahkeme, kendi yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemek ve sonuçlandırmakla yükümlüdür (HGK.6.10.2004 gün ve 2004/19-410-471).
Somut olayda, Yerel Mahkemenin, icra dairesinin yetkisiz bulunduğu yönündeki davalı itirazı hakkında herhangi bir değerlendirme yapmaksızın; sadece, kendi yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle sonuca varmış olması usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.