YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17538
KARAR NO : 2012/22263
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava ve ıslah dilekçesinde 82.844,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının maliki olduğu tarım arazisi niteliğindeki pamuk ve mısır ekili taşınmazlarını suladığı 2 adet dalgıç pompanın, davalı kuruma ait enerji nakil hatlarının eski ve bakımsız oluşu nedeniyle sürekli yaz aylarında elektrik voltajının dalgalanması neticesinde yandığını, dalgıç pompanın yanması, inişli çıkışlı dalgalanma nedeniyle ürünlerini zamanında sulayamayan davacının maddi zarara uğradığını belirterek, 2 adet dalgıç pompanın yanması nedeniyle süresinde yeterli sulama yapılamayan pamuk ve mısır tarlasında oluşan zarar ile dalgıç pompanın onarımı ile ilgili zarar olmak üzere toplam 82.844,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde, görev yönünden davanın reddi gerektiğini ayrıca meydana gelen olayda kusurlarının bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile bilirkişi raporu ile belirlenen 82.844,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Borçlar Kanununun 41. maddesinde deyimini bulan zarar, mal varlığında meydana gelen bir azalmayı yani eksilmeyi ifade eder. Bu eksilme, mal varlığının zarar verici eylemin işlenmesi sonucu içine düştüğü durum ile bu eylem olmasa idi mal varlığının bulunacak olduğu durum arasındaki farktan ibarettir. Nitekim tazminatın amacı da mal varlığındaki eksilmenin giderilmesi ve onun eski duruma getirilmesinin sağlanmasıdır. Dosyadaki belgelerden; elektrik gerilim hatlarındaki dalgalanmalar nedeniyle dalgıç pompaların yanması neticesinde sulama yapılamayan arazide meydana gelen zararın tespiti yönünden davacı tarafından 04.08.2010 günü tespit istenildiği, 2010/45 Değişik İş sayılı dosyada makine, elektrik, ziraat ve harita mühendisi bilirkişi aracılığı ile keşif yapıldığı, elektrik mühendisinin raporunda; trafo çıkışındaki fazlar arası gerilimin 380 Volt olması gerekirken 200 ile 400 Volt arasında dalgalandığının, gerilimin dalgalanmasının kumanda panosunun devreden çıkmasına dolayısıyla dalgıç pompaların sık sık durmalarına neden olacağının, ayrıca düşük voltajın da söz konusu cihazların sürekli arızalanmalarına hatta yanmalarına sebebiyet vereceğinin, bu sebeplerle tarlada kurulu bulunan 2 adet dalgıç pompa ile elektrik aksamının ENH’de meydana gelen gerilim dalgalanması sonucunda hasar gördüğünün belirtildiği, ziraat mühendisinin raporunda; tespite konu taşınmazın 150,000 m2 sinin pamuk 150,000 m2sinin mısır ekili olduğu, bölgenin pamuk ve mısır verim ortalamasına göre dava konusu parselde meydana gelen verim kaybının toplam 78.750,00 TL olduğunun bildirildiği ayrıca mahkemece davalı kurumun kusurunun tespiti açısından elektrik mühendisinden alınan ek raporda da; tarımsal sulama tesisini besleyen elektrik şebekesindeki gerilim dalgalanmalarının davalı kuruma ait enerji nakil hattından kaynaklanmakta olup olayın meydana gelmesinde davalı … kurumunun asli kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.Her ne kadar mahkemece, yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle davanın kabulü yönünde hüküm tesisi yoluna gidilmiş ise de alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, kusur yönünden elektrik mühendisi tarafından yapılan tespitte; davalı kuruma ait enerji nakil hatlarında sürekli meydana gelen dalgalanmalardan bahsedilmiş hatta yaklaşık 1,5 aydır Mardin şehir merkezi ve ilçelerindeki elektrik şebekelerinde aşırı şekilde dalgalanmalar meydana geldiği, elektrikli cihazlarının çalışmayıp, arızalandığı belirtilmiş ancak bu durum resmi olarak ilgili yerlerden sorulmak sureti ile olay tarihi itibariyle davalı kuruma ait elektrik gerilim hatlarında böyle bir dalgalanmanın meydana gelip gelmediğinin tespiti yoluna gidilmemiştir.Ayrıca, dosya içinde abonelik sözleşmesi bulunmasa da davacının daha önceki yıllarda abone olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, elektrik şebekesindeki dalgalanmaların varlığını kabul etmiş bu dalgalanmaların kaçak kullanımlardan ve diğer sebeplerden kaynaklandığını savunmuştur. Dosyaya alınan elektrik mühendislerinin düzenlediği bilirkişi raporunda da, dava konusu tesislerin kurulu bulunduğu Kızıltepe bölgesinde binlerce tarımsal sulama kuyusunun bulunduğu, mevcut enerji nakil hatlarının eski ve bakımsız oldukları, enerjideki dalgalanmaların bu nedenlerden kaynaklandığı bildirilmiş, davacı bu rapora itirazda bulunmamıştır. Davacının elektrik kesintilerinden ve voltaj dalgalanmalarından haberdar olduğu gözetildiğinde, buna rağmen 300 dekar tarlaya sulu ekim yapması halinde zararın oluşacağını öngörmesi gerektiği kabul edilmelidir. Bu durumda B.K’nun 98,44 maddeleri uyarınca davacının da müterafik kusurlu bulunduğu kabul edilerek kusur indirimi yapılması gerekir. Maddi zararın tespiti yönünden ziraat mühendisi tarafından düzenlenen raporda ise, davacının tarlasında ekili bulunan mısır ve pamuk ürünlerinde meydana gelen verim kaybına hangi etkenlerin neden olduğu ve ürünlerde nasıl bir zarar meydana geldiği hususu belirtilmediği gibi bir dekar arazide meydana gelen zararın hesaplamasında esas alınan fiyatların hangi verilere göre dikkate alındığı da rapordan anlaşılamamaktadır.Ayrıca üründen elde edilecek net gelirin ne olabileceği hususunda da yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu itibarla, öncelikle üründeki zararın meydana geldiği yıldaki dekar başı üretim masraflarının ve ürünün satış fiyatının tarım müdürlüğü, ziraat borsası ve diğer ilgili kurumlardan araştırılarak belirlenmesi ve akabinde ürünün yeterince gelişmemesi nedeniyle yapılmayan üretim ve yapılamayan hasılatın masraflarının düşülmesi suretiyle elde edilebilecek net gelirin ve uğranılan zararların tesbit bilirkişi raporundaki rakamlarda gözetilmek suretiyle belirlenmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri göz ardı ederek yetersiz bilirkişi raporunu esas almak suretiyle yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Bunlardan ayrı olarak, elektrik gerilim hatlarındaki dalgalanmalar nedeniyle dalgıç pompaların yanması neticesinde sulama yapılamayan arazide meydana gelen zarar iddiasına karşılık, davacının dava konusu edilen taşınmazını yanan 2 adet dalgıç pompa dışında başka bir şekilde sulama imkanının ya da yandığı iddia edilen pompaların tamir edilerek veya yenisi takılarak kullanma olanağının bulunup bulunmadığının da araştırılarak sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken, mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, karar vermeye elverişli olmayan yetersiz bilirkişi raporlarına dayanarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.