Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/17708 E. 2012/24159 K. 22.11.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 19:22
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17708
KARAR NO : 2012/24159
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, muris tarafından vasiyet edilen taşınmazların tenfizine karar verilmesini talep edilmiştir.Mahkemece; vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyetname ile vasiyet edilen taşınmazların davacı adına tapuya kayıt ve tescili yönünde hüküm tesisine cihetine gidilmiş; hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.HMK. 27.maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş olup, bu hak Anayasanın 36.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu hak çoğunlukla “İddia ve Savunma Hakkı” olarak bilinmektedir. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, hangi maddi ve hukuki sebeplerle karar verdiklerini gerekçelerine yansıtmalıdırlar.
Açıklanan madde hükmü uyarınca; yargılamanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilerek duruşmaya çağırılması, diğer bir anlatımla taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu da çıkarılacak davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun olarak tebliği ile mümkündür.
Somut olayda; dava dilekçesinin davalılara verilmek üzere aynı çatı altında muhkim ...'a tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ancak vasiyetnamenin açılması dosyasında davalıların adreslerinin yurtdışında bilinmeyen bir adres olması nedeniyle davalılara ilanen tebliği yapıldığı görülmektedir. Hal böyleyken davalılara dava dilekçesinin tebliğine ilişkin yapılan tebligatların usulsüz oldukları açıktır. Davalıların usulüne uygun şekilde duruşma gün ve saatinden haberdar edilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yokluklarında yargılamaya devam edilerek, hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir.Ayrıca ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/169 Esas 2009/241 Karar sayılı dosyasıyla görülen vasiyetnamenin açılmasına ilişkin karar henüz kesinleşmemiştir. Mahkemece, bu dosyanın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre vasiyetnamenin tenfizi hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.