Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/17820 E. 2012/23208 K. 12.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 19:21


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17820
KARAR NO : 2012/23208
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 8.000 TL ecrimisilin kademeli olarak faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılar ile davacıların ortak murisinden kalan taşınmazdan davalıların yararlandığını, bir kısmında oturup, bir kısmını kiraya verdiklerini, davacıların kullanamadığını; kiraları davalıların aldığını, ortaklığın giderilmesi davası açıldığını belirterek 8.000 TL ecrimisilin müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını; ihtarname gönderilmediğini, talebin yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki belgelerden; davaya konu taşınmazın 2 katlı bina olduğu, zemin katta bulunan 2 dükkânın davalı ... tarafından kiraya verildiği, üst katta bulunan dairenin birisinde davalı ...'in, birisinde davalı ...'nin, birisinde davalı ...'in oğlu ...'ın oturduğu, taşınmazın önceden ortak muris ... adına kayıtlı olduğu, murisin taraflardan başka mirasçısının olmadığı, 16.03.2011 tarihinden itibaren ... (35,48 m²), ... (35,48 m²) ve ... (118,25 m²)'nin elbirliği ile taşınmazın malikleri olduğu, 16.03.2011 tarihinde davalı ...'nin miras payını davalı ...'e resmi senet ile sattığı anlaşılmaktadır. Ecrimisile konu edilen taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. Ancak bu kuralın bir takım istisnaları vardır ki; bunlar, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe, işyeri gibi) doğal ürün veren ya da kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılmış bulunması halleridir. Bu ayrık durumlarda intifadan men koşulu aranmaz. Sözü edilen davaların açılmış olması durumunda ise; o dava dilekçesinin davalı paydaşlara tebliğ edildiği tarihten sonrası için intifadan men koşulu gerçekleşmiş sayılır.Somut olayda dava konusu yerler; 2 adet dükkân (kira geliri getiren) ve 3 adet konut (kira geliri getirmeyen) olup; kira geliri getiren dükkânlar yönünden intifadan men koşulunun aranması mümkün değildir; kira geliri getirmeyen davalılar ve davalının oğlu tarafından bizzat kullanılan konutlar yönünden ise intifadan men koşulunun aranması; bunun için de tarafların arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının incelenmesi gerekmektedir.Mahkemece kurulan hükmün HMK 297/2.maddesine uymadığı; hangi davalının hangi davacıya ne kadar ecrimisil ödeyeceğine karar verildiğinin anlaşılamadığı, ecrimisil ödemesine karar verilmiş olan davalının kim olduğunun belli olmadığı, diğer davalı hakkında verilen bir kararın bulunmadığı, mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda her bir davacı için 21.727 TL ecrimisil hesaplandığı halde, dayanak ve gerekçesi belirtilmeden 21.727 TL ecrimisilin iki davacıya ödenmesine karar verildiği; hükmün açık olmadığı, şüphe ve tereddüt uyandırdığı anlaşılmıştır.Mahkemece dava konusu dükkân ve dairelerin durumları ayrı ayrı değerlendirilerek kiraya verilen dükkânlar yönünden intifadan men koşulu aranmaksızın, kiraya verilmeyen daireler yönünden intifadan men koşulunun gerçekleştiği dönemlerin saptanması, tüm deliller değerlendirilerek konusunda uzman bilirkişilerden Yargıtay denetemine elverişli bilirkişi raporu alınması, ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi ve HMK'nun 297/2.maddesine uygun hüküm kurulması gerekmektedir.Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.