Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/17937 E. 2012/22762 K. 06.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 14:51


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17937
KARAR NO : 2012/22762
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 26.421,64 TL için takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili ile davalının, 2006 yılı içerisinde aynı işyerinde çalıştıkları sırada tanıştıklarını ve evlenmek niyetiyle nişanlandıklarını; ne var ki, tarafların evlenme yolunda attıkları bu adımın, davalının 24 Haziran 2009 tarihinde nişanı bozması ile olumsuzluk ile sonuçlandığını; nişan sebebiyle, müvekkilinin davalıya verdiği hediyelerin iade edilmesi gerektiğini iddia ederek; bu hususta yapılan icra takibine itirazın iptali ile, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile, müddeabih artırılmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında herhangi bir nişanlanmanın sözkonusu olmadığını; dolayısıyla, davacının nişanlanma hukukuna dayalı alacak talep edemeyeceğini savunarak; davanın reddini istemiş, %40 kötüniyet tazminatı talep etmiştir.Mahkemece; taraflar arasında nişanlılık ilişkisi bulunduğu kabul edilmekle birlikte, aynı zamanda birlikte oldukları dönemde beraberce ticaret yaptıkları belirtilip, takip dosyasında ileri sürülen gider kalemlerinin karşılıklı ticari ilişkiye dayandığını, nişan hediyesi olarak verilen 1200 TL değerindeki pırlanta yüzüğün de davacının gelir durumuna göre mutad hediyelerden sayılacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasa'nın değişik 4.maddesine göre iş bu mahkemelerin görevleri üç bent halinde açıklanmış olup, buna göre:1.bent de, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun üçüncü kısmı (vesayet) hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler;
2.bent de, 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi;
3.bent de, kanunlarla verilen diğer görevler olarak düzenleme yapılmıştır. Böylece kural olarak "aile hukukundan" doğan dava ve işlere Aile Mahkemelerinde bakılır.
Somut olayda taraflar; nişanlılık ilişkisi içerisinde bulunmadıkları gibi resmen evli de değillerdir. Her ne kadar, davacı taraf, nişanlılık ilişkisi içerisinde olduklarını iddia etmekte ise de; davacının evli olduğu anlaşılmaktadır. Evli bir kişinin, başka birisiyle nişanlanmasından da söz edilemez. O halde, mahkemece; davacının talebinin Aile Hukukundan kaynaklanmadığı gözetilip, öncelikle görev hususunun düşünülmesi gerekmektedir. Mahkemece, görev hususunun kamu düzenine ilişkin bir usul hukuku kuralı olduğu ve taraflarca ileri sürülmese bile re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak, görev yönünden davanın reddi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında yargılama yapılıp, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.