Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/17951 E. 2012/22576 K. 05.11.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 12:55
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17951
KARAR NO : 2012/22576
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, hiçbir neden olmaksızın evi terk eden kocadan kendisi için 1000,00 TL, müşterek çocuklar için 750,00’şer TL tedbir nafakası istenilmiştir.
Davalı emekli ikramiyesinin bir kısmını davacıya verdiği ve ayrıca annesi ile müşterek malik olduğu dükkanlardan gelirinin bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davacının hesabına emekli ikramiyesinden 47 500,00 TL yatırıldığı gerekçesi ile davacı hakkındaki tedbir nafakası isteminin reddine müşterek çocuklar için aylık 500,00’er TL nafakanın tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, her iki tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.Davacının temyiz itirazları yönünden;
TMK.’nun 197. maddesinde, ayrı yaşamada haklı olan eşin diğer eşten tedbir nafakası isteyebileceği düzenlenmiştir.Somut olayda; davacı (kadın) ayrı yaşama hakkına dayalı olarak tedbir nafakası istemektedir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği, davalı (koca), birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Zira evlilik birliğinin korunması ve devamını sağlamak için eşlerin asgari ölçüde uyması gereken bazı yükümlülükler ve karşılamaları gerekli bazı ortak giderler mevcuttur. Bu giderlere örnek olarak, kira parası, yakıt parası, elektrik, telefon ve su parası gibi giderler gösterilebilir. Giderlere katılmada ise ölçü eşlerin "güçleri" esas alınmalıdır. Davacı (kadın)nın gelirinin bulunması, davalı (koca)yı ortak giderlere katılma yükümlüğünden büsbütün kurtarmaz, bu durum sadece nafaka miktarının takdirinde etkili olabilir. Keza, davacı (kadın) emekli parasından yapılan 47 500,00 TL ödemenin davalı kararın borçları için olduğunu belirtmiştir. Bu durum dahi araştırılmadan davacının kendisi için istediği tedbir nafakasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.O halde; yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek davacı eş için hakkaniyete uygun bir miktarda nafakaya hükmetmek gerekirken, istemin tümden reddi doğru olmayıp, bozma nedenidir.
Davalı temyiz itirazları yönünden ise;Davalının emekli olduğu aylık 1850,00 TL emekli maaşının bulunduğu ve nafaka talep edilen müşterek çocukların 1995 doğumlu ikizler olup lise öğrencisi oldukları tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında aylık 500,00’er TL nafakaya hükmedilmesinde isabet yoktur. Mahkemece, TMK’nun 4. maddesi gereğince hakkaniyete uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile fahiş miktara karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.