YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18114
KARAR NO : 2012/23910
KARAR TARİHİ : 20.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya müdahalenin önlenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçesinde, müvekkillerinin … ilçesi …Köyü … mevkiinde bulunan kaynak suyunda kadim haklarının olduğunu, müvekkillerinin davaya konu su kaynağından uzun zamandır yararlandıklarını, davalının müvekkilleri tarafından yaptırılmış olan logarları kırdığını, hortumları parçaladığını ve kendisinin boru döşeyerek haksız müdahalede bulunduğunu belirterek davalı tarafından yapılan müdahalenin men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davaya konu suyun Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğunu, kendisinin bu su ile bir ilgisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davacı tarafından içinde yer aldığı yerleşim grubunun dava konusu kaynakları üzerinde öncelikli kullanım hakkı bulunduğu ve dava konusu suların ihtiyaç fazlası miktarlarının da bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Dava konusu kaynak suyu olup, bu niteliği itibariyle, genel su niteliğindedir.Genel sulardan ise, kadim ve öncelik hakkı nazara alınmak koşulu ile herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.Yargılama ancak, davanın tarafları hakkında yapılıp, hüküm de davanın tarafları hakkında verilebilir. Davada taraf olmayan kişiler dikkate alınıp, hüküm kurulması usul kuralları gereğince mümkün değildir.
Mahkemece; mahallinde keşif yapılmış, alınan bilirkişi raporunda; içlerinde davacılar … ve …’ın da oduğu, ancak onların dışında kişilerin de bulunduğu, toplam 8 hanenin su ihtiyacını belirlemiş, mahkeme tarafından da, bu belirleme esas alınarak, karar verilmiştir.
Yargılama ancak, davanın tarafları hakkında yapılıp, hüküm de davanın tarafları hakkında verilebilir. Davada taraf olmayan kişiler dikkate alınıp, hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu nedenle, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.O halde; daha sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için suların en az olduğu bir sulama döneminde su işlerinden anlayan uzman bilirkişiler seçilerek, mahkemece yeniden keşif yapılmak suretiyle; sadece davacıların, dava konusu suya ihtiyaçlarının belirlenip, dava konusu suyun debisinin ölçülmesi, tarafların yararlandıkları başka sular varsa bunlarda dikkate alınması, davalının içme suyuna ihtiyacı olup olmadığının da araştırılıp, davalının suya müdahalesinin saptanması durumunda, tarafların varsa kadim kullanım hakları da gözetilerek, dava konusu suya olan ihtiyaçlarını belirten ayrıntılı rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacılar dışındaki altı hanenin de suya ihtiyaçları dikkate alınarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.