Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18161 E. 2012/23751 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18161
KARAR NO : 2012/23751
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, evine 400 m mesafede bulunan ve köyün kuruluşundan beri kullandığı suyun borular ile davalının deposuna götürüldüğü ileri sürülerek vaki haksız el atmanın önlenmesine karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece, dava konusu suyun orman olan yerden çıktığı bu haliyle davacıya ait olmadığı gerekçesi ile sabit olmayan davanın reddine ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.Davada, Orman İdaresi taraf durumunu almamıştır. Dava konusu taşınmaz orman sayılan yerlerden olsa bile uyuşmazlık Orman İdaresi dışında başka kişiler arasında vukua geldiğine göre genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü yönüne gidilmesi gerekir.Somut olayda, dava konusu kaynak suyunun devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman arazisi içinden çıktığı ve “genel su” niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Genel sulardan ise, kadim ve öncelik hakkı nazara alınmak koşulu ile herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Mahkemece mahallinde keşif yapılmış, alınan bilirkişi raporunda tarafların ihtiyacı olan su miktarı konusunda bilgi verilmediği gibi yararlandıkları başka suların da araştırılmadığı saptanmıştır.Bu nedenle bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
O halde daha sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için suların en az olduğu bir sulama döneminde su işlerinden anlayan uzman bilirkişiler seçilerek mahkemece yeniden keşif yapılmak suretiyle dava konusu suyun debisinin ölçülmesi ve tarafların yararlandıkları başka sular varsa bunlarda dikkate alınarak ve davacının kadim hakkı da gözönünde bulundurularak dava konusu suya olan ihtiyaçlarını belirten ayrıntılı rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.