Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18167 E. 2012/24302 K. 26.11.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 17:16
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18167
KARAR NO : 2012/24302
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 30.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; ana taşınmazın ortak yerlerinden olan otoparkın diğer kat maliklerinin muvafakati bulunmamasına rağmen davalılar tarafından kiraya verildiğini, bu nedenle davalılar aleyhine 31.01.2008 tarihinde müdahalenin meni istemi ile dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen kararın 15.02.2011 tarihinde kesinleştiğini, bu süre içerisinde davalıların otoparkın kira gelirini almaya devam ettiklerini iddia ederek; 31.01.2008 – 15.02.2011 tarihleri arasındaki dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 30.000 TL ecrimisil alacağının dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; müvekkillerinin, kat maliklerinin verdiği muvafakat neticesinde otoparkı dava dışı şirkete kiraya verdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece; ana taşınmazın ortak yerlerinden olan otoparkın tahsis amacı nedeni ile kiraya verilme ve gelir sağlama olanağı bulunan yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Davacı yönetim, ana taşınmazın ortak yerlerinden olan otoparkın diğer kat maliklerinin izni olmadan davalılar tarafından kiraya verildiğini iddia ederek; haksız kullanım karşılığı, ecrimisil talep etmektedir.Bilindiği gibi, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere, ecrimisil; (diğer bir deyişle işgal tazminatı) hak sahibinin kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararında “...fuzuli işgalin kiraya benzetilemeyeceği, haksız bir eylem sayılması gerektiği....bir zarar meydana gelirse bunun tazmin ettirileceği,...Medeni Kanunun (eski) 908.maddesi anlamında zilyedin faydalanmasından doğan bir istem olduğu...” vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğu karşılığı zarardır.Somut olayda; davalıların otoparkı ekonomik fayda sağlamak amacıyla dava dışı şirkete kiraladığı, buna karşılık, diğer kat maliklerinin bu kullanım nedeniyle bir zararının doğduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalılar tarafından yararlanılan ve haksız olarak kiralanan bu yerin, projede ortak kullanım alanında kaldığı, kiraya verilme ve gelir sağlama olanağı bulunan yerlerden olmadığından bahisle, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. Oysa, bir kimsenin başkasına ait olduğunu bildiği taşınmazı; hukuki bir dayanağı olmadan kendi malı gibi kullanması ve dolayısıyla ekonomik yarar sağlamasının bir karşılığı olmalıdır.
Bir nesneye (taşınmaza) haksız olarak kötüniyetle, kendi çıkarına zilyed olan kimse, onu hak sahibine geri vermekle yükümlüdür.Bundan ayrı olarak, kendi çıkarına haksız olarak başkasının hukuk alanına girip, işine karışıp kazanç elde eden kimse (davalı), hak sahibinin (davacının) tazminat davasındaki gibi zararı ya da nedensiz zenginleşmedeki gibi yoksullaşması aranmaksızın - Bu “haksız karışma kazancı”nı geri vermesi gerekmektedir (Tandoğan, Haluk:Mukayeseli Hukuk ve Hususiyle İsviçre-Türk Hukuku bakımından Vekaletsiz İşgörme, İst.1957, sh, 56 vd; 60/61, 64/66 da anılan yazarlar. Zimmermann, Schulz, Reichel, E.Wolf, Friedrıch...Ayrıca bkz.Burak Özen: haksız Zilyedlikte iade; Doktora Tezi-, İst.2003, sh.249).Davalılar, taşınmazı bizzat kullanmasının objektif değerini ödemeye mahkûm edilmelidir. O kadar ki, haksız olarak kullanılan taşınmazın ekonomik tahsis amacı itibariyle (somut olayda otopark) gelir elde etmeye örgütlenmemiş olması dahi sonuca etkili görülmemelidir. Öyleyse, dava konusu otoparkın; (davalılar tarafından kiraya verilmiş olduğu da gözetilerek) kiraya verilmesi halinde piyasa koşullarına göre ne kadar bedel getireceği bilirkişi eliyle belirlenmeli ve sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.Mahkemece, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.