Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18181 E. 2012/23149 K. 08.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 18:58


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18181
KARAR NO : 2012/23149
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5145,20 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı ... vekili, davalının davacı Belediyeye ait taşınmazı haksız olarak kullandığından bahisle 01.11.2001- 01.07.2005 tarihleri arasındaki dönem için toplam 5145,20TL ecrimisilin kademeli faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı cevabında, 5-6 yıldır taşınmazı kullanmadığını, kullandığı dönemlere ilişkin ecrimisil bedellerini ödediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; davalının, "5-6 yıldır taşınmazı kullanmıyorum" beyanı zamanaşımı def'i olarak değerlendirilerek 31.05.2005 ila 13.07.2005 dönemi için 240 TL ecrimisilin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Zamanaşımı borcun doğumuyla ilgili olmayıp istenmesini önleyen bir savunma olgusudur. Şu durumda zamanaşımı savunması ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan hakkın var olduğu ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel yoktur. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca ecrimisil davaları 5 yıllık zamanaşımına tabi ise de, kural olarak bu def’i re’sen (mahkemece kendiliğinden) nazara alınamaz. Zira B.K. 140. maddesine göre zamanaşımı ileri sürülmediği takdirde hakim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz hükmüne amirdir. Davalının taşınmazı 5-6 yıldır kullanmıyorum beyanı zamanaşımı defi olarak değerlendirilemez. Bu durumda davalı tarafından açıkça zamanaşımı definde bulunulmadığına göre lehine zamanaşımı uygulanamayacağı hususu gözetilmeyerek yalnızca 31.05.2005 ila 13.07.2005 dönemi için ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.