Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18224 E. 2012/23284 K. 12.11.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 22:53
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18224
KARAR NO : 2012/23284
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Asıl dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 10.000,00 TL alacağın karşı dava dilekçesinde 8.730,00 TL alacağın ve 10.000,00 TL haksız işgal tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü, karşı davanın kısmen kabülü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dava dilekçesinde; 03.08.1998 tarihli ve 1.400,00 TL bedelli harici satış sözleşmesi ile davalıdan taşınmaz satın alıp, aynı tarihte taşınmaza oturduğunu, 07.01.2010 tarihli ihtarname ile taşınmazın dava dışı 3. kişiye satıldığını öğrendiğini; satın alanın ihtarı üzerine taşınmazı 2010 yılında tahliye etmek zorunda kaldığını, bu durumda ödediği satış parasının denkleştirici adalet kuralı gereği tarafına iade edilmesi gerektiğini belirterek; 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı davacıya 3.000,00 TL'ye sattığını, davacının kendisine yalnızca 1.000,00 TL ödeme yaptığını; bakiye satış parasının ödenmemesi üzerine 2009 yılı Aralık ayında taşınmazı dava dışı 3. kişiye sattığını, davacının alacağının zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Karşı dava dilekçesinde ise; davacının 1998 ile 2010 yılları arasında dava konusu taşınmazda oturduğunu, yakıt giderlerini ödemediğini, site yönetiminin haciz tehdidi nedeniyle davacıya ait yakıt giderlerini kendisinin ödemek zorunda kaldığını belirterek; ödediği 7.245,00 TL'nin 10.10.2008 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ek dilekçesi ile davacının dava konusu taşınmazda haksız olarak oturduğunu belirterek 5 yıllık ecrimisil bedeli olarak 10.000,00 TL'nin davacıdan tahsilini talep etmiştir.Mahkemece; asıl davanın kabulü; karşı davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.Davalının temyiz itirazlarına gelince;
1-Dava konusu tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (MK.706, BK. 213, Tapu K. 26 ve Noterlik K. 60). Bu nedenle taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Ancak akdin düzenlendiği tarih itibariyle verilen paranın aynen iadesine karar verilmesi hakkaniyete uygun düşmez.
Hukuken geçersiz sözleşmeler, haksız iktisap kuralları uyarınca tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı ve hakkaniyet gözetilerek; sözleşme tarihinde ödenen paranın; dava tarihi itibariyle enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak sureti ile uyarlanma sonucu ulaşacağı alım gücünün belirlenmesi gerekir. Çünkü; denkleştirici adalet ilkesi; haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade etmektedir.Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda; sözleşme tarihinde ödenen paranın, dava tarihi itibariyle enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak sureti ile uyarlama sonucu ulaşacağı alım gücü belirlenmemiştir. Bilirkişi raporunda yalnızca davacının davalıya ödediği 1.000,00 TL'nin 03.08.1998 tarihinden 10.01.2011 tarihine kadar mevduat faiz hesaplaması yapılmıştır.
Mahkemece; yukarıda belirtilen ilkeler göz ardı edilerek; yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, uzman bilirkişiden taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor almak suretiyle; davacının 1998 yılında davalıya ödediği 1.000,00 TL'nin çeşitli ekonomik etkenlere göre (enflasyon, tüfe, altın ve döviz kurlarındaki artışlar vs) dava tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücünü hesaplatmak; bu yolla belirlenecek miktara istemle bağlı kalarak hükmetmek olmalıdır.
2-Mahkemece; tarafların her bir talebi ile ilgili ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken; davalının (karşı davacının) ecrimisil talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus da ayrıca bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; davalının (karşı davacının) ecrimisil talebini değerlendirerek; hasıl olacak sonuç dairesinde olumlu ya da olumsuz bir karar vermek olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.