Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18241 E. 2012/22618 K. 05.11.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 13:39
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18241
KARAR NO : 2012/22618
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; aylık 1.250,00 TL olarak ödenen iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 4.000,00 TL'ye çıkarılması talep edilmiş, yargılama sırasında çocuk reşit olmuş, davacı vekili velayeten açtığı davayı reşit olan adına sürdürdüğünü belirterek vekaletnamesini dosyaya ibraz etmiştir.Davalı savunmasında; fabrikasının kapalı olduğunu, aylık 700,00 TL emekli maaşı dışında başkaca geliri bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının velayeten açtığı davanın kısmen kabulü ile iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 300,00 TL arttırılarak 1.550,00 TL olarak ödenmesine, nafakanın çocuğun 18 yaşını ikmal ettiği tarihe kadar devamına, usulünce açılmış bir dava bulunmadığından nafakanın çocuğun 18 yaşını ikmal ettiği tarihten itibaren yardım nafakası olarak devamı şeklindeki talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nun 328/1. maddesine göre kural olarak ana-babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Ancak TMK. 328/2 ve 364/1. maddeleri gereğince şayet çocuk reşit olduğu halde eğitimine devam ediyorsa eğitimi sona erinceye kadar ana ve babanın bakım borcu devam eder.Somut olayda, yargılama sırasında çocuk reşit olunca iştirak nafakası yasa gereği son bulmuştur. Ancak çocuk vekil vasıtası ile yargılamada kendini temsil ettirmiş, üniversite öğrencisi olduğunu beyan ederek reşit olduktan sonraki dönem için nafakanın devamını talep etmiştir. Bu istem MK’nın 364. maddesi kapsamında yardım nafakası istemi olup, mahkemece, hukuki yanılgı sonucu usulünce açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir.O halde mahkemece yapılacak iş; çocuğun reşit olduğu tarihten sonrası için davacı yararına hakkaniyete uygun miktarda yardım nafakasına hükmetmek olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.