Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18251 E. 2012/22849 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18251
KARAR NO : 2012/22849
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava ve ıslah dilekçesinde 13.239,65 TL ecrimisilin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının maliki olduğu 28 parsel sayılı 133 m²lik arsanın davalı … tarafından kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle işgal edildiğini, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan dava neticesinde davalı kurumun tazminat ödemesine karar verildiğini ve dava konusu taşınmaza 1999 yılından beri el atıldığını belirterek, 27.04.1999-27.10.2008 (kamulaştırmasız el atmadan dolayı tazminat davasının dava tarihi) dönemine ilişkin olarak 3.000 TL ecrimisilin el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 22.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 13.239,65 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak ayrıca davanın esastan reddini savunmuştur. Mahkemece, emsal gelir getiren gayrimenkuller bildirilmediği bu durumda dava konusu taşınmazın mevcut haliyle kiraya verilip davacının kira geliri elde etme durumu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Ecrimisil başkasına ait taşınmazı, geçerli bir hukuki sebebe dayanmadan işgal edenin ödeyeceği tazminat olup en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir mahrumiyetidir. Dosya içeriğine göre, Davacı tarafından 27.10.2008 tarihinde dava konusu taşınmaza ilişkin olarak açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası sonucunda, 22.743,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı …’ndan tahsiline karar verildiği ve kararın 13.02.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalı belediyenin, davacıya ait taşınmaza el attığı mahkeme kararı ile saptanmıştır. Uyuşmazlık, taşınmazın gelir getirip getirmeyeceği noktasındadır.
Her ne kadar dava, taraflarca hazırlama ilkesine tabi ise de, kamulaştırmasız el atma nedeniyle ecrimisil davalarında kamulaştırma nedeniyle tazminat davalarındaki benzer usuller uygulanarak ecrimisil miktarı bilirkişilere hesaplatılmaktadır. (HGK’nun 2002/3-1060 Esas, 2002/1111 Karar.) Ecrimisile hükmedebilmek için davalının fiilen el atması gerekmediği gibi taşınmazın kullanma biçiminin de önemi yoktur. Böyle bir durumda taşınmazına haksız olarak elatılan kişinin tazminat davasındaki gibi zararına yol açılmış olması ya da sebepsiz zenginleşme isteminde ki gibi yoksullaşmış olması aranmaksızın mahkemece, haksız olarak zilyet olan kişiyi zorlayan bir yöntem izlenmeli ve haksız kullanım kazancının geri verilmesine karar verilmelidir. 6100 sayılı HMK.’nun 31.maddesi ile Hakimin davayı aydınlatma görevinin bulunduğu, aynı yasanın 30.maddesine göre de usul ekonomisi ilkesine uyulması gereklidir. Hakimin, uyuşmazlığın aydınlatılması bakımından neler yapabileceğinin hüküm altına alındığı bu madde, 1086 sayılı HMUK.’nun 75/2, 3.fıkralarını karşılamaktadır. Maddi anlamda davayı sevk yetkisinin düzenlendiği görülmektedir. Mukayeseli hukuktaki gelişim sonucunda, iddianın taraflarca, muktezanın tayininin ise duruşma hakiminde olduğu açıktır.
O halde mahkemece, re’sen vergi dairesi, vakıflar bölge müdürlüğü, belediye, il özel idaresi gibi kurumlardan o bölgede kiraya verilen arsalara ilişkin kira sözleşmeleri istenmeli, geldiği takdirde emsaller incelenmek suretiyle kira getirisi belirlenmeli, gelmediği takdirde ise bilirkişi tarafından o yöredeki rayiç araştırılarak getirebileceği asgari kira miktarı belirlenmelidir.
Yukarıda yazılı ilkeler uyarınca, araştırma yapılmaksızın, ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.