Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18255 E. 2012/24000 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18255
KARAR NO : 2012/24000
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 123.115,63 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili-davalı vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen 25.02.2008 tarihli raporda; 2005 ve 2006 yıllarında … Tıbbi ve Saf malzemeleri firması yetkilileri olan davalıların, ilgili sigortalı ve hak sahiplerinin ameliyatlarında kullanılmak üzere düşük kaliteli ve bedelli mesh malzemeleri vermelerine karşılık yüksek kaliteli ve bedelli malzemeleri kapsayan faturaları Bağ-Kur … İl Müdürlüğü’ne ibraz ederek haksız kazanç sağladıklarının, … , … ve … Devlet Hastanesinde görevli doktorların da … Medikal firma yetkililerinin taleplerine göre reçete düzenleyerek anılan firmanın menfaat sağlamasına zemin hazırladıklarının,davalı …’nın ilgili hastanelere izafeten BK.55 maddesi uyarınca zarardan sorumlu olduğunun belirtildiğini bu nedenle toplam 123.115,63 TL kurum zararının davalılardan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, olay nedeniyle davalılar hakkında açılan kamu davası neticesinde isnat edilen suçlardan dolayı mahkumiyetlerine karar verildiği, idari tahkikat ve işlemler aleyhine yetkili yerlerde gerekli işlemler yapılmayıp bu iddianın idari açıdan gerçek olduğu anlaşıldığından gerçek kişi davalıların BK 41. maddesi gereğince kurum zararını ödemekle yükümlü olduklarından gerçek kişi davalılar yönünden davanın kabulü ile 123.115,63 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, diğer davalı …’nın BK 55 maddesi gereğince sorumluluğunun ispatlanamadığından davalı … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; olay nedeniyle … 2.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan ceza yargılaması sonucunda, davalılar … ve …’nın, SGK bağlı 28 ayrı hastaya ilişkin ameliyat sırasında kullanılan malzemenin kamu kurumundan tahsil edilenden çok daha ucuz bedellisinin kullanılmasını sağladıkları ve SGK’ya verilen belgelere eklenen faturalara daha pahalı malzemenin barkodunu yapıştırmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu ve aynı eylemlerinden dolayı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olmakla hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmalarına, diğer davalı …’nın suç işlediğine ilişkin delil bulunmadığından beraatine 23.12.2010 tarihinde karar verildiği ve ceza dosyasında oluş ve kabule göre değerlendirilen maddi vakaya terettüp eden ceza hükmünün, temyiz edilmesi nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.Mahkemece ceza dosyasındaki maddi vakaya dayanmak surtiyle hüküm ittihaz olunmuştur. Ceza Mahkemesinin maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin delil oluşturacağı açıktır.(HGK 14.12.2005 gün 4-733 E.727 K.)
Borçlar Kanunu’nun 53. ve TBK’nun 74.maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıalar hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır. Ceza Mahkemesinin kararı, Hukuk Mahkemesindeki davanın sonucuna etkili bulunduğundan ve Ceza Mahkemesindeki kararın kesinleşmesini beklemek suretiyle maddi olayın varlığı denetlenebileceğinden maddi olguların hukuk hakimini bu nedenle bağlayacağı düşünülmek suretiyle ceza mahkemesi kararının sonucu beklenmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden karar verilmesi doğru bulunmamış, temyiz olunan kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.