Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18272 E. 2012/22529 K. 02.11.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 12:29
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18272
KARAR NO : 2012/22529
KARAR TARİHİ : 02.11.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 01/02/2011 gününden başlayarak aylık net 800 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 01/02/2011'den itibaren 600 TL olarak tesbiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, dava dilekçesinde kiralanan yeri 18/03/2010'da aldığını, ihtar gönderdiğini, belirterek aylık kira parasının 01/02/2011 tarihinden itibaren aylık net 800 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, beyanlarını içeren dilekçesinde davaya konu sitede deprem hasarı olduğundan kiraların düşük olduğunu belirtmiştir.Mahkemece; hak ve nesafet kurallarına göre aylık kira bedelinin 600 TL olarak tespitine karar verilmiş, mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir.Davaya konu kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 01/02/2006, kira süresinin 1 yıl olduğu, kiralanan yerin .../...da demir doğrama atölyesi olarak kullanıldığı, 50 m² alanlı olduğu anlaşılmaktadır.Kira bedelinin tespiti için mahkemece dayanılan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Zira, bilirkişi raporu emsal ve rayiç konusunda fikir vermekten uzaktır. Emsal ve rayicin tespitinde kiralananın özellikleri ve kiralanan yer ile civarındaki aynı nitelikte kabul edilebilecek ve tespiti istenilen döneme yakın tarihte yapılmış kira sözleşmeleri esas alınarak karşılaştırma yapılmalıdır.Bilirkişiler raporlarında davaya konu edilen dükkanın kendisini emsal olarak değerlendirdikleri gibi soyut ve genel ifadeler ile taşınmazın yeniden ve boş olarak getirebileceği kira bedelini bildirmişlerdir.Kira bedelinin tespiti bir sınırlamadır ve hakim kira bedelini takdir ederken bunun bir sınırlama olduğunu gözetmelidir.18/11/1964 gün ve 2/4 İ.B.K.ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre "hak ve nesafet" ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamaya yaparken uzman bilirkişi kurulu ile davaya konu yer ve emsalleri somut olarak incelemeli, kira bedeline etki eden konum, çevre, nitelik, kullanım şekli, kiranın başlangıç tarihi, kira süresi gibi nitelikleri karşılaştırmalı hak ve nesafete, tarafların, kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira bedelini tespit etmelidir.Hak ve nesafet indiriminin mahkeme tarafından takdir edilmesi gerekir iken bilirkişiler tarafından yapılan indirimin benimsenerek hüküm kurulması yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun olmadığı gibi, davacının 17/11/2011 tarihli dilekçesinde kiralanan yerin 01/11/2011 tarihinde tahliye edildiğini, 01/02/2011 ile 01/11/2011 tarihleri arası için kira tespiti talep ettiğini belirtmiş olması karşısında talebi aşar şekilde tahliye tarihi ile sınırlandırılmaksızın kira bedelinin tespitine karar verilmesi HMK. 26.maddesine aykırıdır.
Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.