Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18304 E. 2012/22533 K. 02.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 12:29


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18304
KARAR NO : 2012/22533
KARAR TARİHİ : 02.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 16.741,55 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, 19.04.2007'de görevinden istifa eden davalıya 19.04.2007-15.07.2007 tarihleri arasındaki maaşlarının sehven ödendiğini belirterek, 16.741,55 TL alacağın (fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak) ödeme tarihlerinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalıya Tebligat Kanununun 35.maddesi gereğince dava dilekçesi ve duruşma tarihi tebliğ edilmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmiş, ek karar ile temyiz talebinin süresi içinde olmadığı gerekçesi ile temyiz talebi reddedilmiş, davalı tarafından ek karar da temyiz edilmiştir.Somut olayda, dava dilekçesinde bildirilen davalı adresine gönderilen davetiyenin davalının "kaydı bulunmadığından" iade edildiği, tutukluluk durumu nedeni ile dava dilekçesinin ... Kapalı Cezaevine gönderildiği, davetiye parçasından "Tahliye nedeni ile tebliğ yapılamadığından" iade edildiğinin anlaşıldığı, davalının Yargıtay Tetkik Hakimi olması nedeni ile adres bilgisi için yazılan yazıya verilen Yargıtay 1.Başkanlığı cevabından Yargıtay'daki görevinden 22.01.2007 tarihinde ayrıldığı ve adresinin bilinmediğinin belirtildiği, adres bilgisi için yazılan yazıya verilen ... Personel Genel Müdürlüğü cevabından son tebligat adresinin bildirildiği, bildirilen bu adresin dava dilekçesinde bildirilen adres olduğu anlaşılmaktadır.Tebligat Kanununun 35/1.maddesinde; "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse adresini değiştirirse yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu taktirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır" düzenlemesi yeralmaktadır. Davaya konu olayda; bu maddenin uygulanamayacağı, dava dilekçesinde bildirilen adrese davetiye tebliğ edilemediği, Yargıtay, ... ve Cezaevine gönderilen yazılardan da sadece dava dilekçesinde bildirilen adrese ulaşıldığı, bu durumda davalının adresinin ayrıntılı olarak araştırılıp, ulaşılacak adrese davetiye gönderilmesi gerektiği, 04.07.2007'de tutuklanan, yaşam koşulları önemli ölçüde değişen davalının Adalet Bakanlığında bulunan güncel olmayan adresine Tebligat Kanununun 35.maddesine göre davetiye tebliğinin yasaya uygun olmadığı görülmektedir. HMK.27.maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş olup, bu hak Anayasanın 36.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu hak çoğunlukla "İddia ve Savunma Hakkı" olarak bilinmektedir. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir. Taraflar yargılama ile ilgili açıklamada bulunma bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip hangi maddi ve hukuki sebeplerle karar verdiklerini gerekçelerine yansıtmalıdırlar.
Yukarıda anılan nedenlerle; davalının temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldığından, mahkemenin 12.06.2012 tarihli temyiz talebinin süre yönünden reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu Tebligat Kanununun 35.maddesine ve HMK.27.maddesine aykırı olarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.