YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18665
KARAR NO : 2012/20971
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 7.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazların, mirasbırakanın ölümünden sonra davalı ortaklar tarafından kullanıldığını ileri sürerek; son beş yıllık dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000 TL ecrimisilin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalılar … ve …, davaya konu edilen dönemde bağ ve zeytinlik vasıflı taşınmazları kullanmadıklarını savunmuşlar, davalı … ise davaya cevap vermemiştir.Mahkemece; davalıların, davaya konu edilen dönemde bağ ve zeytinlik vasıflı taşınmazları kullandıklarının davacı tarafça ispat edilemediği, arsa vasfındaki taşınmazın ise kiraya verilip gelir getirmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkin olup açıklanan bu niteliği itibariyle 1086 sayılı HUMK. nun değişik 8. maddesinin 2.fıkrasında sayılan davalardan da değildir ki, bu durumda mahkemenin görevinin belirlenmesinde anılan yasa maddesinin 1.fıkrasına göre davanın miktar veya değerine bakılması gerekir. Bunun yanında, davacı taraf dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Diğer bir anlatımla; dava edilen miktar, alacağın son kısmı olmayıp tamamı çekişmelidir. Buna göre, mahkemenin görevi, dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir(HUMK. md.4/2).Somut olayda; mahkemece, görüşüne başvurulan ziraat bilirkişi, davacı tarafça bağ ve zeytinlik vasıflı taşınmazlardan talep edilebilecek ecrimisil miktarını 7.385,25 TL olarak belirlemiş olup, bu miktar dava tarihi itibariyle sulh hukuk mahkemesinin görev sınırı olan 7.230 TL yi aşmaktadır.
Bu durumda mahkemece; davacı taraftan saklı tuttuğu ecrimisil miktarının ne olduğunun sorulması (1086 sayılı HUMK’nun 75/2, 179/2, 6100 sayılı HMK.nun 31, 119/1-d maddeleri), ondan sonra saklı tutulan miktar ile dava edilen 7.000 TL nin toplamı HUMK. 8/1 maddesi gereğince 7.230 TL yi geçtiği takdirde alacağın tamamına göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.