Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18692 E. 2012/22863 K. 07.11.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 15:47
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18692
KARAR NO : 2012/22863
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 50.000,00 TL'nin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılara ait işyerinin davacıya satımı hususunda yapılan anlaşma gereğince satış bedeli olarak 50.000,00 TL'nin bankadan çekilen kredi ile davalılara ödenmiş olduğunu, taşınmazın davalılar tarafından 3.bir kişiye satılmış olmasına rağmen davalıların aldıkları satış bedelini iade etmedikleri gibi davacı tarafından çekilen krediye kefil olan davalı ...'ın alınan krediyi ödeyeceği taahhüdünde bulunmasına rağmen kısmi ödeme yaptığını ve 31.800,00 TL'lik kısmı ödenmediğini bu nedenle davalılar aleyhine bakiye kısım üzerinden icra takibi yapıldığını belirterek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında; dava konusu işyerinin davacıya satımı hususunda anlaştıklarını ve 50.000,00 TL depozito aldıklarını, davacı tarafından 50.000 TL için bankadan çekilen kredilerin kendileri tarafından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; 31.800,00 TL asıl alacak ve 3.155,27 TL işlemiş ticari temerrüt faizi olmak üzere toplam 34.955,27 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava, Borçlar Kanunu 61 ve devamı maddelerine dayanan sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak isteminden ibarettir.Davada, davalıya yersiz ödendiği iddia olunan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenilmiştir.Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.O halde somut olayda, davalı için keşide olunan bir ihtarname bulunup bulunmadığı araştırılıp, davalının temerrüdü yoksa takip tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğü kabul edilmek suretiyle faiz yönünden karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile dava konusu taşınmazın 28.07.2009 tarihinde bir başkasına satıldığı anlaşıldığından bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilmek suretiyle işlemiş faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.