Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18847 E. 2012/24282 K. 26.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 17:25


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18847
KARAR NO : 2012/24282
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 10.000 TL tazminatın olaydan itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının ahırının yandığını, ahırın üzerinden elektrik hattı geçtiğini, hat ile çatı arasında 1 metre olduğunu, olaydan önce trafonun şalterinin attığını, elektriklerin kesildiğini, yangına hattaki elektrik tellerindeki sorunun neden olduğunu, 2 katlı yapının tamamen yandığını belirterek 10.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yangının nedeninin elektrik dağıtım hattından kaynaklanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Borçlar Yasasının 58/1.maddesi gereğince imal olunan bir şeyin sahibi o şeyin korunmasındaki kusurundan dolayı oluşan zararlardan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumludur. Enerji nakil hatları da maddede belirtilen imal olunan şey kapsamında olduğundan, enerji nakil hattının sahibi bu tesisin korunmasından, bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur. Olayın oluşu ile ilgili dinlenen tanık anlatımları bizzat görgüye dayalı olup, beyanlardan olay gecesi rüzgar nedeni ile elektrik tellerinin birbirine çarparak kıvılcım çıkardığı, tellerin koptuğu, yangın çıktığı, davacının ahırının üzerinden geçen elektrik tellerinin bulunduğu yerin hemen altından çatı kısmından ahırın yanmaya başladığı, olay öncesinde de görevlilerin arızayı gidermek için köye geldiği, voltajın azalıp arttığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, enerji nakil hattının kurulduğu tarih ile olayın meydana geldiği yanan binanın inşaa edildiği tarihin, binanın yasal olup olmadığının araştırılması; anılan enerji nakil hattının işletmeye açıldığı, enerjilendirildiği tarihin, bu hatta direkler dikilerek montaj ve tel aktarma işlemlerinin tamamlandığı tarihin davalı kuruma yazı yazılarak belirlenmesi gerekmektedir.Mahkemece, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; samanlığın iki alçak gerilim direğinin ortasında olduğu, hatların üzerine çıkılması muhtemel eğik damlı yapılara 2 metre düşey emniyet mesafesinde olması gerektiği, ancak mesafenin daha az olduğu, iletken telin yaratacağı kıvılcımlar ile samanlığın çatısındaki kuru otlar gözönüne alındığında ahşap yapının yanmasının muhtemel olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, benimsenen, bilirkişi raporu hükme esas alınacak nitelikte değildir. Açıklanan yönler gözetilerek, üniversitelerin elektrik mühendisliği bölümünden seçilecek 2 elektrik mühendisi, diğeri iş güvenliği uzmanından oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelenmek suretiyle alınacak rapor ile tarafların kusur oranları yeniden değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi; yanan binanın güncel maddi değerinin ise, inşaat mühendisi tarafından tespit edilmesi gerekmektedir.
Davacı da, bina ile elektrik nakil hattının yakınlığını, oluşturacağı tehlikeleri bilecek durumda olup, buna ilişkin riskleri öngörüp, göze almış olduğundan, olaydan kaynaklanan tazminat alacağının tayininde BK.43.maddesinin uygulanma olasılığının, anılan hükme göre tazminat miktarından uygun bir hakkaniyet indiriminin yapılıp yapılmayacağının tüm deliller değerlendirilerek takdir edilmesi gerekmektedir.Olayın saptanan özellikleri de gözönünde bulundurulmak ve zarar kapsamı belirlenmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir. Karar açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.