Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/19077 E. 2012/23238 K. 12.11.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 21:56
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19077
KARAR NO : 2012/23238
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 7.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 4.023,48 TL'lik bölümünün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, paylı mülkiyete tabi taşınmazların davalı paydaşlar tarafından kullanıldığı ileri sürülerek; 2007 ve 2008 yılları için 7.000 TL ecrimisilin yasal faizi ile tahsili talep edilmiştir.Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK. nun 297/2 maddesi uyarınca gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde taleplerden biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Somut olayda; davaya konu edilen 134 ada 31 ve 39 parseller ile 148 ada 5 parsel hakkında kadastro mahkemesinde devam eden dava nedeniyle, bu parseller hakkındaki dava tefrik edilmiş ve mahkemenin 2011/121 Esasına kaydedilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, hüküm fıkrasının 3. bendinde “Ayrılan ... İli ... İlçesi ... Köyünde bulunan 134/31, 134/39, 148/5 parseller yönünden mahkememizin 2011/121 E sayılı dosyası üzerinden devamına” karar verildiği halde, hükmün gerekçe bölümünde “Her ne kadar davacı tarafça 134/31, 134/39, 148/5 parseller hakkında dava açılmış ise de, davacıların mülkiyet hakkı bulunmadığından bu parseller hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir” ifadesinin yazıldığı görülmüştür. Şu durumda, gerekçe ile kararın hüküm fıkrası arasında çelişki meydana gelmiş ve kararın yerine getirilmesi yönünden duraksama uyanmıştır.Yerel mahkemece, açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek gerekçe ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında kararın yerine getirilmesi aşamasında duraksamaya yol açacak biçimde çelişki oluşturulması, usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.