Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/19158 E. 2012/23083 K. 08.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 17:15


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19158
KARAR NO : 2012/23083
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

Davacı ... ile davalılar ... ve Ark. aralarındaki ecrimisil davasına dair ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.11.2011 günlü ve 2011/28 E.-2011/14 K.sayılı hükmün Onanması hakkında dairece verilen 26.06.2012 günlü ve 2012/7241 E.-2012/16061 K.sayılı ilama karşı davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davacının...köyü 704 parsel sayılı taşınmazda yaklaşık 240 dekar hissesinden 160 dekar yer kullandığını, ve 1786 numaralı parselde 161 dekar hissesi bulunduğu halde hiç kullanamadığını, davacının hisselerinin davalılar tarafından haksız şekilde tasarruf edildiğini, başkalarına kiraya verip haksız kazanç elde ettiklerini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 2003-2004-2005-2006 ve 2007 yıllarına ait toplam 15.000,00-TL. ecrimisil bedelinin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında verdiği 20/04/2011 tarihli dilekçesi ile de talep ettiği ecrimisil bedelini miktar yönünden ıslah ederek 56.603,00-TL.'ye yükseltmiştir.Davalılar vekili; haksız bir eylemlerinin söz konusu olmadığını, tarafların rıza ve muvafakatleri ile oluşan bir paylaşma yapıldığını, davalıların iyi niyetli zilyet olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; davalıların bizzat kullandıkları kısım için intifadan men gerçekleşmediğinden istemin reddine, kiraya verdikleri kısım için özellikle İlçe Tarım Müdürlüğünün gönderdiği veriler ve ziraat mühendisi bilirkişinin raporundaki yıllık kira gelirleri hesaplaması dikkate alınarak her bir parsel için davalıların elde ettikleri kira gelirinden davacının payına düşen miktar hesaplanarak 21.010,88-TL.'nin davalı ...'tan, 8.146,81-TL.'nin davalı ...'den, 3.593,37-TL.'nin davalı ...'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınıp davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerinin temyiz talebi üzerine dairemizce onanmış, davalılar vekili bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Mahkemece de kabul edildiği üzere, dava müşterek mülkiyete tabi taşınmazda bir paydaşın diğer paydaşlara karşı TMK.nun 995. maddesi uyarınca açtığı ecrimisil davasıdır.
Somut olayda davaya konu taşınmazların davacı, davalılar ve dava dışı paydaşlar adına tapuda kayıtlı olduğu, ancak taşınmazlar için bütün paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi, özel bir parselasyon planı veya fiili kullanma biçiminin oluşmadığı açıkça anlaşılmaktadır. O nedenle payının tamamı kadar yer kullanamayan paydaşın haksız kullanan paydaşlardan ecrimisil istemesi mümkündür.Bunun yanında, davalıların mülkiyet iddiası nedeniyle taraflar arasında 2000 yılından beri süregelen davalar vardır. Bu nedenle davacının payını davalılara rızaen kullandırdığının kabulü ve bu kısım için davanın reddi doğru görülmemiştir.Ayrıca, hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, ondan başka bir şeye karar veremez. Davada talep, davacının kullanamadığı 240 dekar yer için ecrimisil olduğu halde, yanılgılı değerlendirme ile davalıların kiraya verdikleri kısmın tamamı için elde ettikleri kiradan davacıya payı oranında ecrimisil verilerek talep dışına çıkılmıştır.
Bunun dışında, Mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanakları olan özel ve somut nedenleri belirtmek zorundadır. Ayrıca raporun denetime elverişli olması da gerekir. Bilirkişi raporunu benimsemeyen hakim yeniden bilirkişi raporu alır. Böylece tarafların itiraz hakkını kullanmasını sağlar. Bu nedenle kendi kişisel bilgisini kullanarak bilirkişi yerine geçmek suretiyle 5 yılı ve 3 davalıyı kapsar şekilde hesap yapılması (her bir yıl kimin hangi parselde ne kadar kısmı kiraya verdiğine dair ayrıntılar gerekçede gösterilmediğinden denetlenmesi de mümkün olmadığından ) usul ve yasaya uygun görülmemiştir .
O halde, mahallinde her iki taşınmaz başında yeniden bilirkişi ile keşif yapılmak suretiyle, davalıların payından fazla kullandıkları veya kiraya verdikleri kısımlar belirlenerek bu yerlerin kira bedeli hesaplanmalı, bu miktardan davacıya payı oranında ecrimisile hükmedilmelidir. Davalılar ayrı ayrı yer kullandıklarını savunmadıklarına birlikte hareket ettiklerini beyan ettiklerine göre, belirlenen miktar toplamından birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği de göz önünde tutulmalıdır.Ne var ki mahkeme kararının açıklanan bu gerekçeler ile bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakla, davalı tarafın karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin 26.6.2012 günlü ve 2012/7241 E.-16061 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda yazılı sebeplere binaen BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.