Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/19172 E. 2012/23328 K. 13.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 23:26


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19172
KARAR NO : 2012/23328
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 20.000 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin, ... ili ... ilçesi ... köyünde kain 22000 m²'lik yeri 1995 yılında 95.000.000 TL bedelle davalılardan satın aldığını; bu yer satın alındığında tapusuz olduğu için, köy senediyle satın alındığından kadastro çalışmaları sonrası açılan davada; müvekkilin satın aldığı bu yeri kaybettiğini; bu nedenle, davacının zararının karşılanması gerektiğini ileri sürerek; öncelikle rayiç bedel ilkesine göre zararının karşılanmasını, bu kabul edilmediği takdirde denkleştirici adalet ilkesine göre, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 20.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, bilirkişi raporu doğrultusunda, 1610,17 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, tarafların karşılıklı taraf oldukları ... Kadastro Mahkemesinin 2003/16 E.- 2008/262 K. sayılı davacının davasının reddine ilişkin ilamı 22.09.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Davacının, taşınmazın mülkiyetini kaybetmesi, dolayısıyla sebepsiz zenginleşmeye davalı iade alacağı bu tarih itibariyle gerçekleşmiştir. O halde, mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu tarih itibariyle hesaplanan miktara (13.687,33 TL'ye) hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davalıların taraf olmadığı el atmanın önlenmesi davasının kesinleşme tarihindeki (15.03.2000 tarihindeki) hesaplamanın esas alınarak, hüküm oluşturulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.