Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/19214 E. 2012/23345 K. 13.11.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 23:50
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19214
KARAR NO : 2012/23345
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 110,000 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile toplam 42,983 TL'nin tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, 01/01/2002 tarihli harici sözleşme ile dava konusu 6 nolu dairenin davalıdan 15.000 TL'ye satın alındığını, davacının daire bedelini ödemesine rağmen tapuda kaçak yapı olması nedeniyle devrini alamadığını belirterek, dava konusu taşınmazın güncel değeri 100.000 TL ile, davalının tapuda devir vermemesi nedeniyle duyduğu üzüntü karşılığı 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, 9.700 TL alındığını kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda denkleştirici adalet ilkesi gereğince 39,983 TL'nin ve davacının kandırılmış olma duygusu ile üzüntü duyduğundan bahisle 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 01/01/2002 tarihli harici sözleşme ile dava konusu 6 nolu dairenin 15,000 TL'ye satılması konusunda anlaşma yapıldığı, davacı ve davalının torun- dede akrabalığı olması nedeniyle dinlenen tanık ifadelerine göre davacının 15,000 TL ödediği ve daireyi davalıya iade ettiği anlaşılmaktadır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; denkleştirici adalet ilkesi kurallarına göre ödenen paranın dava tarihi itibariyle ulaştığı değerin 39,983 TL'ye ulaştığı açıklanmıştır.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, BK.'nun 49.maddesi (6098 sayılı TBK'nun 58.maddesi) gereğince, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse, manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.Manevi değerler, kişinin cinsiyeti, ırkı, dini, vatandaşlığı gibi değerleri doğuştan sahip olunan değerler, kişinin ahlak yapısı, hukuk kurallarına saygısı, mesleki faaliyetleri, yetenekleri, yaşam ve dünya görüşü tarzı gibi değerler sonradan çevre tarafından verilen değerlerdir.Manevi zarar, haksız bir fiil sonucu kişinin şahıs varlığında (kişisel değerlerinde) uğradığı kayıpları ifade eder. Geçersiz sözleşme gereğince, alınan dairenin tapusunun verilmemesi sonucunda ödenen bedelin iadesi talep edildiğine göre, bunun dışında davada davacının kişilik haklarının ne şekilde zarar gördüğü ispatlanamamıştır.Bu durumda, mahkemece; manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.