Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/19324 E. 2012/23389 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19324
KARAR NO : 2012/23389
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, 100 TL olan yoksulluk nafakasının 175 TL’ye, 50 TL olan iştirak nafakasının ise 400 TL’ye karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, aylık 175 TL yoksulluk ve 100 TL iştirak nafakasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katkıda bulunması gerekir. Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana-baba tarafından müşterek karşılanması da ilke olarak kabul edilmiştir (TMK. 327 md.). Bu nedenledir ki, iştirak nafakasının çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana-babanın mali durumları da gözetilerek takdiri gerekir.Somut olayda, çocuk 2000 doğumlu olup, davalı baba kendi aracı ile şoförlük yapmakta, davacı anne ise, işçi olarak çalışmaktadır.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve müşterek çocuğun artan ihtiyaçları ve nafakaya ilk hükmedildiği tarihten, dava tarihine kadar 5 yıllık bir sürenin geçtiği nazara alındığında takdir edileniştirak nafakası düşüktür.Bu itibarla, mahkemece yukarıda belirtilen ilkel ve esaslar gözetilerek, TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.