Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/19485 E. 2012/24026 K. 21.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 23:39


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19485
KARAR NO : 2012/24026
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 9.315 TL (ıslahtan sonra 48.600 TL) ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, tarafların müşterek malik oldukları davaya konu taşınmazların, davacının rızası olmadığı halde yıllardır davalı tarafından kullanılması nedeniyle dava tarihinden geriye doğru biriken 5 yıllık ecrimisil bedelinin tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu taşınmazlardan 1.katta bulunan evi önceleri davalının kullandığı fakat 3 yıldır boş olduğu ve kullanılmadığı, dükkanı da önceleri davalı kullanmakla birlikte bir süre boş kaldıktan sonra 2004 yılında kiraya verdiğini, talep edilen rakamların da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davaya konu taşınmazda davalının hukuken korunamayacak kullanımı nedeniyle, davacıya haksız işgal tazminatı ödemesi gerektiği gerekçesiyle, 09.03.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 7.092 TL ecrimisil bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak somut olayda mahkeme hükmüne esas alınan 09.03.2012 havale tarihli bilirkişi raporuna bakıldığında davalının mahsup talebinde bulunduğu, ... 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/363 Esas sayılı dava dosyasına konu olan taşınmazın ecrimisil bedeline ilişkin olduğu, davamıza konu olan taşınmaza ilişkin olmadığı görülmektedir.Ecrimisile konu edilen taşınmazlarda taraflar paydaştır. Paydaşlar (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi ise taşınmazdan yararlanma isteminin karşı tarafa iletilmesi ile oluşur. İntifadan men şartı yemin dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Ancak, bağ bahçe gibi doğal ürün veren veya başkalarına kiralanmak suretiyle medeni semere elde edilen taşınmazlarda ayrıcalıklı olarak intifadan men koşulu aranmaz.
Kural olarak, 6100 sayılı HMK'nun 227 vd. maddelerinde düzenlendiği şekilde ispat yükü kendisine düşen taraf iddiasını ispat için karşı tarafa yemin teklif edebilir. (HUMK m.344-354)
Somut olayda davacı dava dilekçesinde 'sair delillere' diyerek yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından, davacıya yukarıda anılan yasal düzenleme gereğince yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılıp sonucuna göre karar verilmelidir.O halde mahkemece intifadan men hususunda davacının davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak, intifadan men koşulunun oluşup oluşmadığı tespit edildikten sonra mahkemece, taraflardan dava konusu taşınmaza ilişkin emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse resen emsal sözleşmeler temin edilmeli, yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılarak yukarıda açıklandığı üzere denetime elverişli rapor alınmalı ve sonucu doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.