YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19748
KARAR NO : 2012/23351
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde tapu iptali ve tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının murisi …’nin 28.01.1993 tarihli vasiyetname ile 141 ve 142 parselleri davacıya bırakmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların murisin yasal mirasçıları adına tescil edildiğini belirterek, taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini ve bu şekilde vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir.Davalılar vekili cevabında, taraflar arasında daha önce görülen Kadastro Mahkemesinde davacının davayı kabul ettiğini, kesin hüküm olduğunu beyan etmiştir.Mahkemece, … Kadastro Mahkemesinin 2001/24 E. 200 K. sayılı dosyasında davacının davayı kabul etmesi sonucunda kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.Taraflar kardeş olup, muris …’nin çocukları olduğu ve murisin 28.01.1993 tarihinde düzenlediği vasiyetname ile dava konusu 141 ve 142 parselleri davacı kızı …’ye vasiyet ettiği ve murisin 10.02.1993 tarihinde vefat ettiği, davalı …’ın vasiyetnamenin iptali amacıyla 28.04.1993 tarihinde açtığı davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır…. Kadastro Mahkemesi’nin 2001/24 E. – 2001/200 K. sayılı dosyasında davalı Kasım’ın davacı … ve diğeri kardeşleri aleyhine 21.03.2001 tarihinde açtığı davada 141 ve 142 parsellerin kadastro tespiti sırasında hata yapıldığını belirterek, kadastro tespitinin iptalini ve hissesi oranında tespit edilmesini talep etmiş, davacı …’nin davalı sıfatıyla verdiği ifadede davayı kabul ettiğini beyan etmesi üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davada, vasiyetnamenin tenfizine yönelik tapu iptal – tescil talep edilmektedir.HUMK.nun 237.maddesi (HMK.nun 303.maddesi) gereğince, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesı için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.Buna göre taraflar arasında daha önce görülen “Kadastro tespitine itiraz” davası ile bu davanın yani, “Vasiyetnamenin tenfizine ilişkin tapu iptali ve tescili” davasının konusu ve sebeplerinin aynı olmadığı gibi ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucunun aynı olmadığı anlaşıldığına göre ortada bir kesin hükümden bahsetmek imkansızdır.
O halde mahkemece, tenfiz ile ilgili davanın esası hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.