Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/20569 E. 2012/26205 K. 19.12.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 02:42
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20569
KARAR NO : 2012/26205
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili köylerinin merasından çıkan suyun kendi köylerine içme suyu olarak götürülmek istendiğini ancak, davalı kasaba tarafından bu suyun bulunduğu alanın kepçe ile müdahale edilerek, suyun davacı köye götürülmesinin engelenmeye çalışıldığı ileri sürülerek suya vaki müdahalenin önlenmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı, dava konusu suyun genel su olduğunu, davacı köyün dava açma hakkının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, dava konusu suyun, davacı köyün merasından çıktığı, suyun kadim kullanma hakkının davacı köye ait olduğu, davacı köyün içme ve kullanma suyu ihtiyacını ancak karşılayabildiği, ihtiyacı aşan bir suyun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı beldenin müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Genel sularda herkes kadim hakkına göre faydalı ihtiyacı kadarını kullanabilir. İçme ve kullanma suyu da sulama suyuna göre önceliklidir. Davacı ve davalı iki farklı köy ve beldedir. Bu durumda, kadim (öncelik hakkı) hak ve sair hususlar komşu köylerden belirlenecek tarafsız mahalli bilirkişiler tarafından belirlenir. Somut olayda; mahalli bilirkişiler davacı köyden seçilmiş, mahkemece bu mahalli bilirkişi beyanları esas alınarak hüküm kurulmuştur. Bu beyanlara dayanılarak hüküm tesisi yerinde değildir.O halde mahkemece yapılacak iş, komşu köylerden tarafsız mahalli bilirkişiler seçilerek tarafların içme ve kullanma suyu ihtiyaçları tam olarak belirlenerek bu sudan başka faydalanabilecekleri sularda bulunup bulunmadığı araştırılarak deliller tam olarak toplanıp kadim hak ve ihtiyaca göre fazla su bulunması halinde gerekirse taraflar arasındaki nizayı çözücü şekilde su rejimi kurulmalıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.