Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/20629 E. 2012/25147 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20629
KARAR NO : 2012/25147
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde idari sözleşmenin iptali, suya müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkili olan … köyü ile birlikte 10/09/1996 tarihinde … ilçesine bağlı , … köyü,… köyü, … köyü, … Köyü ve davalı … Başkanlığının içme suyu kullanım protokolünün resmi makamlarca hazırlandığını ve taraflarca imzalandığını, bu protokol gereğince, … ilçesinde bulunan … , … ve … su kaynaklarının müvekkilinin de içerisinde bulunduğu 5 köy arasında paylaşıldığını, ancak ölçümün ekim ve kasım aylarında yapılması gerekirken, eylül ayında yapıldığını dolayısı ile debilerin yanlış ölçüldüğünü, ayrıca davalı tarafça protokollerde yer alan güzergahlarda değişiklik yapıldığını, bu nedenle müvekkili köyün mağdur olduğunu belirterek , protokolün iptali ile, davalının suya vaki müdahalesinin menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; iptali istenilen protokolün müvekkilleri olan … Belediye başkanlığı, 5 köy muhtarlığı, Köy Hizmetleri, İller Bankası Temsilcileri ve … Kaymakamlığı katılımıyla hazırlandığını, … Valiliği adına … Valisi tarafından onaylanarak, idari bir işlem niteliği kazandığını, dolayısı ile idari işlemin iptali hususunda görevli mahkemenin … İdare Mahkemesi olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açıldığını belirterek görev itirazında bulunmuştur.Mahkemece, iptali talep edilen sözleşmenin taraflarının tamamının kamu tüzel kişisi olduğu, sözleşmenin konusunun bir kamu hizmeti olan köy halkının zirai nitelikte sulama faaliyeti olduğu, neticeten idari sözleşmelerin iptali hususunun idari yargının görev alanında kaldığı kanaatine varılarak dava dilekçesinin yargı yolu yönünden REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Köy ile davalı … ve dava dışı köyler arasında genel suların kullanımı ile ilgili olarak düzenlenen ve Malatya Valiliği tarafından uygun görülerek imzalanan, Noter onaylı 10.9.1996 tarihli protokolün iptali talebi ile eldeki dava açmıştır.Davacı köy ile davalı … kamu ise de yasalara göre verilmiş yetki dahilinde kurul ve encümen kararı alarak kurumu dava konusu su hakkında bir işlem yaptığını savunmamıştır. Yasa gereği genel sular Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup (TMK.md.715 ve 756/2), kullanımı ancak kamu düzeni gözetilerek kısıtlanabilir. Ancak yararlananlar kadim kullanımı değiştirmemek üzere öncelik ve ihtiyaç hakkını gözeterek kendi aralarında düzenleyecekleri sözleşme ile yararlanmayı belirli kurallara bağlayabilirler. Davaya konu protokolde bu nedenle sözleşme şeklinde düzenlenmiş, notere onaylatılmıştır. O halde kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmet söz konusu değildir. Bu nedenle, taraflar arasındaki uyuşmazlığa özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekli olup, davada görevli mahkeme de adli yargı mahkemeleridir. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Bu itibarla 6100 Sayılı HMK.un geçici 3.maddesinde düzenlenen “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2.maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmü gereğince yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.