Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/209 E. 2012/5490 K. 01.03.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 03:37
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/209
KARAR NO : 2012/5490
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde davalı bankaya 5.320 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı dava dilekçesinde, davalı bankaya ait kredi kartından bilgisi dışında 35 kez 152,00 TL olmak üzere toplam 5.320,00 TL'lik kontör transferi yapıldığını, davalı bankanın sorumluluğu kabul etmediğini bu nedenle bu işlemlerle ilgili olarak davalı bankaya 5.320,00 TL borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile davacının dava konusu işlemler yönünden davalıya 5.168,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine, davacı tarafından yapılan bu miktardaki ödemenin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 sayılı TKHK. na 4822 sayılı Kanunla eklenen 10/A maddesinde, kredi kartı ile mal ve hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartıyla nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin, tüketici kredisi hükümlerine tabi olduğu, aynı yasayla değişik 23. maddede ise, bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı hükme bağlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı kanunun değişik 10. maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.4077 sayılı yasının 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.Bu durumda 4077 sayılı yasaya 4822 sayılı Yasa ile eklenen 10/A ve 23 maddeleri gereğince davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilip hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.