Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/20912 E. 2012/24049 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20912
KARAR NO : 2012/24049
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava da; muris vasiyetçi …’in … 1.Noterliğince düzenlenen 03 Mayıs 1993 tarih, 06673 yevmiye nolu vasiyetnamesinin iptali istenilmiştir.Mahkemece, vasiyetnamenin 03.11.1994 tarihinde açıldığını, bu tarihte davacı tarafından vasiyetnamenin öğrenildiğini, bu tarihten sonra TMK’nun 559.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, ayrıca davalının da kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilemediğinden 10 yıllık süreninde geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Muris vasiyetçi 25.08.1999 tarihinde vefat ettiğinden, davada 7422 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Kanunu’nun 17.maddesine göre 743 sayılı Türk Kanunun Medenisi uygulanacaktır. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 501.maddesine göre, vasiyetnamenin iptali için dava açma süresi geçmiş ise, davalı taraf ancak bunu zamanaşımı def’i olarak ileri sürdüğü takdirde mahkemece değerlendirilir. Re’sen değerlendirilemez. Yani, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 501.maddesinde belirtilen süre hak düşürücü süre değil, zamanaşım süresidir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 559 maddesindeki süre ise hak düşürücü süre olup, hakimce re’sen nazara alınır.
Somut olayda; davalı tarafından zamanaşımı def’inde bulunulmamıştır. Mahkemece hak düşürücü süre olarak re’sen nazara alınarak yazılı şekilde hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmelidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.