Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/21155 E. 2012/25431 K. 11.12.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 03:13
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21155
KARAR NO : 2012/25431
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, yoksulluk nafakasının 200 TL olan 450 TL’ye artırılmasını talep etmiştir.Mahkemece, boşanma kararından sonra davalının ekonomik durumunda artış olmadığından ve davalının tekrar evlenmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında görülen boşanma davası sonucunda davacı lehine 200 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, 2.Hukuk Dairesinin onama ilamı ile 13.09.2005 tarihinde karar kesinleşmiş, bu dava ise 15.11.2011 tarihinde açılmıştır.TMK.nun 176/5.maddesine göre; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyeti gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”Sosyal ve ekonomik durumun araştırılması sonucunda davacı kadının çalışmadığı, ev hanımı olduğu, davalının ise PTT’den emekli olup, 1.200 TL maaş aldığı ve 2–3 dönüm arazisi olduğu açıklanmıştır.
Davada, yoksulluk nafakasının artırılması talep edilmektedir.HGK.nun 07.10.1998 tarih, 656-688 sayılı kararında “…yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi” gerektiği vurgulanmıştır.
Bu durumda davalı kadının nafakadan başka geliri olmadığı, yoksulluktan kurtulmadığı ve 2005 yılından beri aynı miktar nafaka aldığı ve bu süre zarfında ekonomideki değişiklikler, ÜFE artış oranları dikkate alındığında, mahkemece; TMK.nun 4.maddesi gereğince “hakkaniyete” uygun bir miktar nafakanın artırılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın tamamen reddine ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.