Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/21165 E. 2012/24322 K. 26.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 17:17


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21165
KARAR NO : 2012/24322
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ


Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, müvekkili lehine hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının aradan geçen süre de göz önüne alındığında yetersiz kaldığını, diğer taraftan davalının ise hali vakti yerinde bir tüccar olduğunu ileri sürerek; yoksulluk nafakasının 1.000 TL ye artırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili; ekonomik krizden etkilenen müvekkilinin birden çok kredi çekmek zorunda kaldığını savunarak; davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, pek çok taşınmaza sahip olan davalının aylık ödeme gücünün de 10.000 TL nin üzerinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK. nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Somut olayda; davacı lehine boşanma ilamı ile hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının artırılması için1998 yılında açılan davada, davalının evi, arabası ve giyim üzerine bir işyerinin bulunduğunun tespit edilerek değerlendirilmiştir. Temyize konu edilen bu davada ise; davalının giyim üzerine iki işyerini işlettiği, ayrıca arabası ve ...’deki kadastro çalışmaları nedeni ile adına tespit gören ve tamamı 3 dönüm civarında bulunan 11 adet tarla vasfındaki taşınmazının bulunduğu belirlenmiştir. Buna göre, önceki artırım davası sırasında da ekonomik ve sosyal durumunun ülke şartlarına göre iyi durumda olduğu belirlenen davalı ile nafaka alacaklısı davacının ekonomik ve sosyal durumlarında olağanüstü bir değişikliğin bulunmadığı anlaşılmaktadır.O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve yeniden değerlendirilerek artırıldığı tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile istemin tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.