Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/22446 E. 2012/25605 K. 12.12.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 05:08
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22446
KARAR NO : 2012/25605
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen alacak davasına ilişkin olarak, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik mahkemece verilen ara karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili, dava ve 01.03.2012 tarihli dilekçelerinde, 97.750,56 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili ile davalı tarafın mal ve para kaçırma durumunun mevcut olması nedeniyle davalı adına kayıtlı tüm gayrimenkullerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi üzerine mahkemece, 02.03.2012 tarihli ara karar ile, iş bu alacak davası sonuna kadar, davalı adına tapuda kayıtlı taşınmazlara 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş ancak davalı tarafın 23.05.2012 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmesi üzerine mahkemece, davalıya ait taşınmazlardan 1 parsel sayılı taşınmaz kaydına konulan tedbir baki kalmak kaydıyla diğer taşınmazlar kaydına konulan tedbirlerin kaldırılması cihetine gidilmiş, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 382/d maddesinde göre; ihtiyati tedbir, çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmış, 387. maddede ise "iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabileceği " belirtilmiştir.Ancak, istinaf mahkemeleri henüz faaliyete geçmemiş, aynı konunun geçici 3.maddesi gereğince "Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2.maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilerek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." düzenlemesi getirilmiştir. Bu durumda, 1086 sayılı HUMK'nun 101 ve sonraki maddelerinde düzenlenen tedbir kararları aynı kanunun 427 vd. maddelerine göre temyiz yolu ile incelenemediğinden, mahkeme kararına yönelik davacılar vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz talebinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi