YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2549
KARAR NO : 2012/7255
KARAR TARİHİ : 19.03.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dava dilekçesinde davacı … ile davalı …’ın … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1994/68 Esas ve 1994/133 Karar sayıl ilamı ile boşandıklarını, müşterek çocukları davacı …’nin velayetinin anneye verildiği, davacı kadın için yoksulluk ve çocuk için iştirak nafakasına hükmedildiği, … Aile Mahkemesinin 2003/220 Esas- 2004/457 Karar sayılı ve 25.04.2004 tarihli kararı ile yoksulluk nafakasının 150 TL, iştirak nafakasının 200 TL’ye yükseltildiği, aradan 6 yıldan fazla süre geçtiği, ödenen yoksulluk ve iştirak nafakalarının günümüz şartlarında paranın alım gücünün azamasından dolayı ekonomik bir anlam ifade etmediğini, ihtiyaçlarını hiç bir şekilde karşılayamadığını beyan ederek, müvekkili için bağlanmış olunan 150,00 TL yoksulluk nafakasının 850,00 TL ye, müşterek çocuk için bağlanmış olunan iştirak nafakasının 1.150,00 TL ye çıkarılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, özetle davacının Meslek Yüksek Okulu mezunu olduğunu, sigortalı bir işte çalıştığını, davacıya anne ve babasından çok miktarda taşınmaz kaldığını, fiilen çalışarak gelir elde etmeleri sebebi ile mali durumlarında bir kötüleşme olmasının söz konusu olmadığını, nafaka miktarının artmasını gerektiren esaslı bir nedenin gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacı … için bağlanmış olunan 150,00 TL yoksulluk nafakasının 700,00 TL arttırılarak 850,00 TL ye çıkarılmasına, müşterek çocuk … yararına bağlanmış olunan 200,00 TL iştirak nafakasının 950,00 TL arttırılarak 1.150,00 TL ye çıkarılmasına karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.16.01.1991 doğumlu Davacı …, dava tarihi itibari ile reşit olup, bu davacının öğrenci olduğu iddia edilmesine karşın davacı …’nin 09.03.2011 tarihli dilekçesinde, 2009 yılında …’deki öğrenimine ara verdiğini beyan etmiş, mahkemece bu davacının dava tarihi itibari ile öğrenci olup olmadığı, öğrenciliğinin sürüp sürmediği araştırılmamıştır. Davacı …’un öğrenci olup olmadığının tespiti ile uygun nafaka takdiri gerekli iken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde değildir.
Öte yandan, TMK’nun “Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi” başlıklı 176. maddesinin 4. fıkrasında tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebileceği açıklanmıştır. Bu düzenlemeye göre, iradın arttırılması veya azaltılması için, ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ileri sürülmemiştir.
O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davacı … bakımından da yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.