YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3004
KARAR NO : 2012/7271
KARAR TARİHİ : 20.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 01.03.2010 gününden başlayarak aylık 22.500 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile taşınmazın 01.03.2011 tarihinden itibaren KDV dahil toplam kira bedelinin 14.160,00 TL olarak tesbiti cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Her ne kadar, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından talep edilmiş ise de; davanın niteliği gereği duruşma isteminin reddine karar verildi.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçesi ile; davalı … Tic.A.Ş.’nin, müvekkili …’nın maliki bulunduğu mecurda (01.03.1993 tarihli kira sözleşmesi ile) kiracı olduğunu; 10 yıllık kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra diğer davacı … Yapı Malz.Tic.A.Ş. ile … arasındaki alt kira sözleşmesine dayalı olarak, kira sözleşmesinin tadiline ilişkin 5 yıllık yeni kira sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmede de kira bedelinin her yıl arttırılacağının belirtildiğini, 5 yıllık kira sözleşmesi 2008 yılında sona erdiğinden, 6570 sayılı Kanunun 11.maddesine göre, kendiliğinden yenilendiğini ve yeni dönem kira bedelinin rayicin altında kaldığını iddia ederek; kira bedelinin 01.03.2010 yılından geçerli olmak üzere aylık 22.500 TL’ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; kiranın hak ve nesafete göre artırılması için özel bir neden bulunmadığını, istenilen miktarın fahiş olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, dava konusu olan taşınmazın, 01.03.2011 tarihinden itibaren KDV dahil toplam kira bedelinin 14.160,00 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, sözleşmede artış şartı bulunduğu takdirde, böyle bir şart (hüküm); 21.11.1966 gün ve 19/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında anılan ihtarın hukuksal önemini ortadan kaldırır. Başka bir anlatımla, eğer kira sözleşmesinde artış şartı veya artış iradesinin var olduğu anlaşılırsa, yeni dönemin başlamasından 15 gün önceden ayrıca ihtar tebliğine gerek yoktur. Bu halde, yeni dönem başından sonuna kadar kira tespit davası açılabilir. Hakim, yeni dönemin başlangıcından geçerli olacak şekilde kira parasına hükmetmelidir. Somut olayda, taraflar arasındaki kira sözleşmesinde artış şartı kararlaştırılmış bulunmaktadır.O halde, mahkemece; kira parasının talep gibi 01.03.2010 tarihinden geçerli olacak şekilde hükmedilmesi gerekirken, ihtara rastlanılmamış olduğundan bahisle, tespit edilen kiranın başlangıç tarihi dava tarihinden sonraki ilk kira dönemini kapsayacak şekilde kabul edilerek, 01.03.2011 tarihinden geçerli kira parasına hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.