Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/3545 E. 2012/7938 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3545
KARAR NO : 2012/7938
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.060,59 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı idareye bağlı … Devlet Hastanesi arasında hastanenin genel temizliği, ilaçlanması ve tibbi sekreterlik hizmetleri işinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak sözleşme imzalandığını, 5510 sayılı Yasanın 81. maddesinin ı bendi uyarınca; bu iş nedeniyle çalıştırdığı işçilerin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın hazinece karşılanacağının düzenlendiğini, ancak hizmetin tam ve eksiksiz olarak ifa edilmesine rağmen davalı idarenin yasal düzenlemenin açık hükmüne aykırı olarak karşılamakla sorumlu olduğu prim tutarını müvekkili şirketin hak edişinden kestiğini öne sürerek, toplam 4.060,59 TL nin kesinti tarihlerinden işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, 5510 sayılı yasadan kaynaklanan uyuşmazlığın görev yönünden reddini dilemiştir.Mahkemece; davanın 5510 sayılı yasanın uygulanmasından kaynaklandığı, aynı yasanın 101.maddesine göre bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 5510 sayılı Kanunun 101.maddesi bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde görüleceğini hükme bağlamıştır.
Somut olayda mahkemenin görevini belirlerken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.Dosya kapsamına göre dava; tüzel kişi işverenin (davacının) çalıştırdığı işçiler nedeniyle hazinece karşılanması gereken prim borcunun, hizmet temini sözleşmesinin unsuru olan ücretten kesilerek ödenmesinden kaynaklanmaktadır.Uyuşmazlığın temelinde, hizmet temini (alım) sözleşmesi bulunmakta olup kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uygulanmalıdır(HGK. 06.04.2010 gün ve 2010/3-727 E. 2011/75 K.).
Diğer taraftan, tüzel kişi işveren (davacı) tarafından 5510 sayılı yasanın 81.maddesinin ı bendi gereğince hazineye karşı açılan bir davanın bulunmadığı da göz önünde bulundurulmalıdır.Şu halde, görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiğinden, davanın genel hükümler uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.