Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/3581 E. 2012/10141 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3581
KARAR NO : 2012/10141
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

Davacılar … vd. ile davalı … aralarındaki vasiyetnamenin iptali veya tenkisi davasına dair İstanbul 3.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 31.03.2009 günlü ve 2008/111 E-2009/62 K.sayılı hükmün Bozulması hakkında dairece verilen 15.03.2011 günlü ve 2011/4244 E-2011/4030 K. sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Karar tashihi talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı … … davalı … Vakfına karşı açtığı asıl davada; davacının, müteveffa vasiyetçi … …’nun sağ kalan tek kardeşi olduğunu ve bu nedenle kanuni mirasçısı bulunduğunu, vasiyetçinin Kartal 4.Noterliğince 54892 yevmiye nolu 04/10/1985 tarihli resmi vasiyetnamesiyle ve elle yazılı olarak düzenlediği Beşiktaş 6.Noterliği’ne tevdi ettiği 12/06/1989 tarihli 47110 yevmiye nolu el yazılı vasiyetnamesiyle davalı … … mirasçı nasbettiğini, ancak; resmi vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olmadığını, El yazılı vasiyetnamenin de tanzim yerinin bulunmadığını ileri sürerek hem resmi vasiyetnamenin, hem de el yazılı vasiyetnamenin iptaline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Birleşen İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/379 E.sayılı davasında; davacılar(mirasçılar) vasiyetçinin yeğenleri …, vasiyetçinin 12/06/1989 tarihinde düzenlediği el yazılı vasiyetnamesinde tanzim yeri bulunulmadığından geçersiz olduğu ileri sürülerek iptalini istemişlerdir.
Birleşen İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/317 E.sayılı davasında; davacılar(mirasçılar) vasiyetçinin yeğenleri … … ve … el yazılı vasiyetnamede tanzim yeri bulunmadığından el yazılı vasiyetnamenin iptalini istemişlerdir.
Birleşen İstanbul 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/382 E.sayılı davasında, mirascı davacılar … ve … … el yazılı vasiyetnamede tanzim yeri bulunmadığından el yazılı vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece; davacılar … tarafından açılan ve birleşen İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/379 E.sayılı dava yönünden el yazılı vasiyetnamede tanzim yeri olmadığından 12/06/1989 tarihli el yazılı vasiyetnamesinin iptaline,
Davacılar … ve … … tarafından açılan ve birleşen İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/317 E.sayılı el yazılı vasiyetnamenin iptaline ilişkin dava yönünden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
Davacılar … ve … … tarafından açılan ve birleşen İstanbul 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/382 E. sayılı el yazılı vasiyetnamenin iptaline ilişkin dava yönünden de zamanaşımı nedeniyle davanın reddine,
Asıl davacı … tarafından açılan el yazılı vasiyetnamenin iptali yönünden ise tanzim yeri bulunmadığından davanın kabulü ile el yazılı vasiyetnamenin iptaline, resmi vasiyetnamenin iptali ve tenkis davası yönünden ise, şartları oluşmadığından hem iptal talebinin hem de tenkis talebinin reddine;
Hükmün 7.fıkrasıyla da; muris, yaptığı vasiyetnamelerde, vasiyet konusu malları tek tek saydığı bu hali ile vasiyet tarihinde yürürlülükte olan eski MK’nun 464.maddesine göre muayyen mal vasiyetinin sözkonusu olduğu sonucuna varıldığından, bunların dışında murisin bıraktığı miras varsa veraset ilamındaki hisseler oranında kanuni mirasçılık durumunun söz konusu olması gerektiğine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve birleşen dava olan İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/317 sayılı davanın davacıları … ve … vekili ve birleşen dava olan İstanbul 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/382 E.sayılı davanın davacıları … ve … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bu temyiz üzerine dairemizin 15/03/2011 tarih 2011/4244 E.- 2011/4030 K.sayılı ilamı ile; davacılar vekili dava dilekçelerinde; murislerinin noterden ve el yazılı olmak üzere vasiyetnameler düzenleyerek davalı … Vakfına muayyen mal vasiyetinde bulunduğunu, ancak vasiyetnamelerin geçersiz olduğunu beyan ederek, vasiyetnamelerin iptaline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davanın resmi vasiyetname yönünden zamanaşımı nedeni ile reddine, ayrıca davacılardan … yönünden saklı payı aşan bir durum olmadığı gerekçesi ile tenkis talebinin reddine karar verilmiştir.
Noterde düzenlenen vasiyetnameye ilişkin olarak, vasiyetnamenin açılıp okunması tarihinden dava tarihine kadar 1 ve 5 yıllık zamanaşımı süreleri henüz dolmadığından dolayı, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine ilişkin kararda bir isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, noterde düzenlenen vasiyetname konusunda işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Diğer yandan, vasiyetnamenin iptali nedenlerinin bulunmaması nedeniyle bu talebin reddedilmesi halinde tenkis talebi hakkında bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu konuda yapılan inceleme sonunda, saklı payı aşan bir durumun bulunmadığı gerekçesi ile tenkis talebinin reddine karar verilmiştir. Dosyada mevcut tenkis talebine ilişkin olarak tanzim edilen iki rapor arasında çelişki bulunmaktadır. Bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek mirasçıların saklı paylarını aşan bir durumun bulunup bulunmadığı net bir şekilde belirlenerek, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir, gerekçesiyle bozulmuştur.
Sözkonusu bozma ilamına karşı, süresi içerisinde sadece davalı vekilince tashihi karar talebinde bulunulmuştur.
Karar düzeltme talebinde bulunan davalı tarafın yukarıda dairemizin bahsi geçen bozma ilamının birinci sayfasının sondan birinci ve ikinci parağraflarında ki el yazılı vasiyetnamelerin bozulmasına ilişkin itirazlarının incelenmesinde; dosya içerisinde iki adet açılma dosyası mevcuttur. Bunlardan bir tanesi İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/07/1994 tarihli 1994/379 E.- 1994/416 K.sayılı dosyasıdır. Bu dosyada vasiyetnameler ve açılma kararı sadece asıl davacı mirasçı Oya Kesimoğluna tebliğ edilmiş, birleşen davalar olan İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/317 E.sayılı davanın davacıları ve birleşen İstanbul 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/382 E.sayılı davanın davacıları mirasçılara tebliğat sözkonusu değildir. Bu nedenle bu açılma davası usulsüz olup süre yönünden esas alınamaz. Vasiyetnamelerin açılmasına ilişkin diğer dosya ise İstanbul 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/194 E.-2010/894 K.sayılı dosyasıdır.
Bu dosyada vasiyetnameler usulüne uygun olarak açılmıştır. Bu ikinci açılma davası 06/01/2001 tarihinde açılmış temyiz eden birleşen davaların (2001/317 E, 2001382 E) davacıları davalarını bu açılma dosyası sonucunda 24/05/2001, 18/06/2001 tarihinde açmışlar olup, açtıkları davalar süresindedir. Bu nedenle bu davalar yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığından esasa girilerek sonucu dairesinde hüküm kurulması şeklinde dairemizce ilam bozulmuştur. Dairemizin bu yöne ilişkin bozma ilamı yerindedir. Bu nedenlerle davalı tarafın bu yöne ilişkin tashihi karar talepleri yerinde değildir.
Dairemizin bozma ilamının 1.sayfasının son parağrafına ilişkin karar düzeltme talebinin incelenmesinde ise; temyize konu yerel mahkeme ilamı ile Kartal 4.Noterliğince düzenlenen 54892 yevmiye nolu 04/10/1985 tarihli resmi vasiyetnamenin iptaline ve tenkise yönelik asıl davacı … … açtığı davalar esastan red olmuştur. Asıl davacı hükmü temyiz etmemiştir. Davalı ve diğer temyiz eden birleşen davaların davacılarının yerel mahkemenin bu yönde kurulan hükmüne ilişkin temyiz talepleri yoktur. Dairemizce zuhulen bozma ilamının ilk sayfasının son parağrafında yazılı şekilde bozma karar verilmiştir. Bozma zuhule dayalı olduğundan bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulü ile sözkonusu bozma ilamının birinci sayfasındaki son parağrafın kaldırılmasına karar verilip, gereği düşünüldü.
Yerel mahkemece hükmün 7.fıkrasın da; “Muris, yaptığı vasiyetnamelerde, vasiyet konusu malları tek tek saydığı bu hali ile vasiyet tarihinde yürürlülükte olan eski TMK’nun 464.maddesine göre muayyen mal vasiyetinin sözkonusu olduğu sonucuna varıldığından, bunların dışında murisin bıraktığı miras varsa veraset ilamındaki hisseler oranında kanuni mirasçılık durumunun söz konusu olması gerektiğine” şeklinde karar verilmiş ise de davacıların dava dilekçesinde bu yöne ilişkin talepleri yoktur. Mahkemece HUMK.’nun 74.maddesine aykırı şekilde talep aşılarak hükmün 7.fıkrasında ki yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü gerekip hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.